Sevgili dostlar!
“Bazı şarkılar/Türküler ve Öyküleri” başlıklı yazı dizimizin ilk iki bölümünde “Samanyolu”
ve “Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar”ın öyküsünü anlatmıştım.
Bugünkü öykümüz, “Agora Meyhanesi” üzerine olacak.
TSM aşığı olup da, aranızda “Agora Meyhanesi” adlı şarkıyı duymayan hatta zaman zaman
mırıldanmayan, yorumlamayan yoktur, sanırım.
Peki, 2000 yılında son 50 yılın bestesi seçilerek birincilik koltuğuna kurulan bu eserin
öyküsünü biliyor musunuz?
Mutlaka bilenler vardır ama ben yine de anlatmaya çalışayım.
“Agora Meyhanesi” şarkısının iki ayrı öyküsü vardır; biri, şiir, diğeri de, beste olarak…
Ben, bestenin öyküsünü birinci ağızdan yani bestekarının anlatımından, şiirinin öyküsünü de internetten derlediğim bilgilerin ışığı altında derlemeye çalıştım.
Bugün besteleniş öyküsünü paylaşıp, şiiriyle ilgili öyküyü de daha sonraya bırakalım mı ne dersiniz?
Öyleyse başlayalım.
1960’lı yılların başına kadar 5-6 enstrümanla icra edilen Türk Sanat Müziği’ne akerdeon,
piyano, çello (viyolonsel), gitar, timbal, obua, flüt…gibi batı musıkisi enstrümanlarını ekleyerek büyük yenilikler yapan, bu nedenle zamanın gazetelerinde “Türkiye radyolarının reformcu sanatkarı” diye manşetlere çıkan, ayrıca musıkimize “Agora meyhanesi”, “Arım balım peteğim”, “Boş kalan çerçeve”, “Benim de canım var”, “Adını anmayacağım”, “Oyun bitti”…başta olmak üzere 300 civarında bir birinden muhteşem beste kazandıran TSM ses sanatçısı ve bestekar aile dostumuz İsmet Nedim’e, Silivri Selimpaşa’daki yazlığında yaptığım bir söyleşide soruyorum:
-“İsmet abi, sanırım “Agora Meyhanesi”nin senin müzik yaşamında ayrı bir yeri, ayrı bir
öyküsü var. Anlatır mısınız?”
-“Hay hay Seyficiğim anlatayım, seni mi kıracağım!
Bak Seyficiğim. Bugüne kadar 300’ün üzerinde beste yaptım, çoğu da popüler oldu. Bu
bestelerimin bazılarını beş dakikada yaparken, bazıları da beni günlerce uğraştırdı. “Agora Meyhanesi” de beni günlerce uğraştıran bir beste oldu. Ben bir beste yaptım mı, halkın bunu tutup tutmayacağını, en yakınımdakiler üzerinde test ederim. Bunlardan birincisi Zeynepçiğimdir. O, ‘Hah bu olmuş İsmet derse’ bu iş bitmiştir! Tabi bir de apartmanımızın kapıcısına, mahalle bakkalına, birkaç yakın dostuma da dinletirim ki, garanti olsun. Onlar da okey derse, bu iş tamamdır. Bir eser verilecekse, halk için verilmeli. Yoksa ben yaptım, oldu bittiyle olmaazzz… O zaman kendin çal, kendin söyle olur, öyle değil mi Seyficiğim!
Şimdi geçelim, Agora Meyhanesi’nin öyküsüne…
Seyficiğim, “Agora Meyhanesi”ni 60’lı yılların ortalarında (1967) sevgili eşim Zeynep için
besteledim. Bizim Zeynep’in bir şiir defteri vardı. Sevdiği şiirleri bu defterine kaydederdi. Bir gün bu defteriyle birlikte yanıma geldi. “Agora meyhanesi” şiirini çok beğendiğini, kendisi için bestelememi söyledi. Yani bu güzel şarkıyı bestelememe sebep eşimdir. Dr. Onur Şenli’ye ait uzun bir şiirdir. Ben bu şiirin bir bölümünü alarak üzerinde günlerce çalıştım, mum ışığında besteledim. O günlerde Kıbrıs buhranı çıkıp, Yunanistan’la savaş ihtimali belirince. ‘karartma geceleri’ uygulaması başlamıştı. Agora’nın ilk bestesini eşime beğendiremedim. İkinci kez bestelediğimde yine beğenmedi. Üçüncüde, ‘Hah şimdi oldu.’ dedi. Üst kattaki komşum Mehmet Aslan’a ve apartman kapıcısına falan da dinlettim, hepsinden olumlu cevaplar aldım.
Ertesi gün “tak” bir telefon. Teoman bey (Alpay) arıyor. Teoman bey o yılların en büyük
bestekarı. ‘İşmetçiğim’ diyor, ‘Gönül hanım (Yazar) benden yeni beste istiyor. Şu anda elimde yeni bir şey yok, sende varsa verir misin?’ Kendisine, yeni yaptığım Agora Meyhanesi’nden bahisle, verebileceğimi söylüyorum. Çok geçmeden Gönül hanım arıyor. Hem şarkıyı istiyor hem de başkalarına vermemem ricasında bulunuyor. Hatta şarkının bestekarı olan benim bile plağa okumamamı istiyor. Şarkıyı veriyorum ama öteki isteklerini reddediyorum.
Şarkıyı önce Odeon Plak Şirketi’ne ben okudum. Çok beğenildi. O kadar çok tuttu ki,
Türkiye meyhaneleri isim değiştirip Agora Meyhanesi ismini almaya başladılar.
Benden sonra bu şarkımı Gönül Yazar, Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses,
Muazzez Ersoy, Bülent Ersoy ve daha niceleri okudu, plak ve CD yaptı.
Bu şarkı yüzünden bir de mahkemelik oldum. Sebebi de; Gönül Yazar plakların üstüne söz
yazarı Dr.Onur Şenli’nin adını yazdırmamış. Sonuçta Gönül hanım yüklü bir tazminata mahkum oldu.
“Agora Meyhanesi” adlı eserimle 1967 yılında “Yılın Bestekarı” seçildim. Ayrıca 2000
yılında son 50 yılın en güzel şarkısı olarak birincilik kürsüsüne kuruldu. Demek bestelerimi halk için yapmışım ki, halk tarafından tutuldu. Bugün bile tazeliğini koruyorlar.
Şarkılar da canlılar gibidir. Doğar, yaşar ölür. Ama bazıları vardır ki, zevkler ve renkler
değişse bile onlar popüleritesinden hiç bir şey kaybetmez. Mesela Dede Efendi’nin 200 yıl önce batı tarzında yaptığı ‘Yine bir gül nihal’, Sadettin Kaynak’ın ‘Ruhuma hicranımı sardım da yine’ adlı eserlerini sayabilirim. Biz de vademiz dolduğunda ölüp gideceğiz ama eserlerimiz baki kalacak. İsmimiz gibi bunlardan da çoğu bir gün unutulacak ama ‘Agora Meyhanesi’, ‘Boş kalan çerçeve’, ‘Adını anmayacağım’, ‘Arım balım peteğim’… gibi eserlerimin ölümsüzler arasına gireceğine, hatta girdiğine inanıyorum.” (Bilgiler, ‘Ünlülerle Anılarım’ adlı kitabımdaki “İsmet Nedim” maddesinden derlenmiştir. S.Ç.)
Hayli uzun olan “Agora Meyhanesi” şiirinin bestelenmiş halinin künyesi şöyledir:
Beste: İsmet Nedim
Güfte: Dr.Onur şenli
Makam: Muhayyerkürdi
Burası Agora Meyhanesi
Burda yaşar aşkların en divanesi, en şahanesi.
Bu gece benim gecem, bu gece benim gecem.
Cama vuran her damlada seni hatırlıyorum…
Ve sana susuzluğumu.
Bu akşam ümitlerimi meze yapıp içiyorum, içiyordum, içiyorum…
İçiyor, içiyorum.
Bu gece benim gecem, bu gece benim gecem.
Cama vuran her damlada seni hatırlıyorum.
Ve sana susuzluğumu.
***
(Şiirin tamamının öyküsünü de, şairinin kendi anlatımına bırakalım. Yarın! S.Ç.)








BULANCAK’TA DENETİMLER DEVAM EDİYOR
TABELALARIN EN KENTSOYLUSU, EN EMEKYOĞUNU, EN SAMİMİSİ
BELEDİYE KONTEYNERLERİ YIKAYARAK HİJYEN ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR
BULANCAKTA EĞİTİME 210 MİLYONLUK DEV YATIRIM
Vali Mustafa Koç Başkanlığında 2. OSB Müteşebbis Heyeti Toplandı
ORTA REFÜJLERDE BAKIM ÇALIŞMASI
Göz Polikliniğine Görme Alanı,
