Giresun Sanat

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI VE

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI VE
9 kez
01 Eylül 2025 - 1:04
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ GÜNÜ:
BİR ZAMANLAR BİZ DE ASKERDİK
Dün kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı aynı zamanda “Türk Silahlı Kuvvetleri Günü”dür.
Hem karacı hem de denizci üniformasını giyme onuruna nail olmuş nadir bir yedek subay eskisi olarak Ulu Önderimiz Atatürk’ün “Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir.” diye tanımladığı “TSK Günü” kutlu olsun!
Bugüne kadar vatani görevim ile ilgili ayrıntılı bir paylaşım yapmamıştım.
Bu anlamlı gün vesilesiyle yedek subaylığıma ait arşivimi ve albümleri karıştırıp bir nostalji yapmak artık vacip oldu.
Neler yok ki içinde?..
Siyah-beyaz yüzlerce sararmış fotoğraf.
İçlerinden güçlükle de olsa bir eleme yapıp, bazılarını sizlerle paylaşmak istedim.
Ancak, izin verirseniz kısa bir açıklama yapmak istiyorum.
Dört aylık Yedek Subay eğitimimi, 128.Dönem olarak (15 Kasım 1974-30 Nisan 1975) Polatlı Top ve Füze Okulu’nda yapmıştım.
Hatırımda yanlış kalmadı ise, 568 yedek subay adayı idik.
Eğitimlerimizi başarıyla tamamlayıp, omuzlarımıza, halk arasında domino diye tabir edilen asteğmen rütbesini taktık.
Önce; 12 hava, 12 de deniz için kontenjan ayrıldığı hakkında kısa bir açıklama yapıldıktan sonra kuraya geçildi.
Ben dahil herkeste bir heyecan, bir heyecan ki, sormayın gitsin.
Ailesinde çok sayıda denizci olan (her iki dedem, babam, kayınpederim…) bir Karadeniz çocuğuyuz ya…
Deniz çıkması için başladım bildiğim tüm duaları okumaya.
Yaka numaram biraz sonlarda olduğu için, bana sıra gelene kadar gitti mi 12 deniz kurasının 9’u, kaldı mı geriye 3 kura.
Sıra bana geldiğinde;
-Ya Allah, bismillah! diyerek attım elimi, bölük komutanımızın (yüzbaşı) uzattığı torbaya.
Çektiğim küçük kura rulosunu elim titreyerek komutanıma uzattım.
Başladı mikrofondan okumaya:
-“9’uncu Deniz…”
Gerisini dinlemedim.
Bir taraftan sevinçten havaya sıçrarken, öte yandan arkadaşlarımın tebriklerini kabul etmeye başladım.
Heyecanım biraz yatıştıktan sonra, “Ula” dedim, kendi kendime:
-9.Deniz Taburu’nu anladık da, neresi burası?
O yöreden olduğunu söyleyen bir arkadaş, “İskenderun’un Arsus bucağı” dedi ve ekledi:
-“Orası Deniz Kuvvetleri’nin unuttuğu bir yer, yırttın oğlum, hadi gözün aydın!”
15 günlük mehil müddetimizi kullandıktan sonra, birliğimize teslim olduk.
Bize bir de lojman tahsis edilince, 15 gün sonra rahmetli eşim Reyhan ile o sıralarda henüz 1.5 yaşında olan kızım Emel’i de yanıma aldım.
Oraya kadar her şey yolunda gitmiş olsa da, üzerimdeki karacı üniformasını ne yapacaktık?
O çok sevdiğim denizci üniformasını giymeyi beklerken hayal kırıklığına uğradım.
Meğer karacılıktan gelenlere eğitim üniformasının dışında harici üniforma verilmiyormuş.
Çok hevesliysek, kendimiz yaptırmamız gerekirmiş.
Bir de akıl verdiler:
-“Bir ay sonra yazlıkları giyeceğiz. Acele etme, o tarih geldiğinde terziye sipariş verir, yaptırırsın.”
Hemen, beyaz üniformanın yabancısı olmayan rahmetli babamı (Emrullah kaptan) arayıp, siparişimi verdim.
Çok geçmeden bir top beyaz kumaş ile bir çift beyaz ayakkabım geldi.
İskenderun’da askeri üniforma diken bir terziye teslim ettik.
Bir ay sonra, hayallerimi süsleyen o beyaz üniformayı sırtıma geçirdiğimde, adeta kendimi amiral gibi hissetmeye başlamıştım.
E, ilkbahar-yaz süresince beyazdan hevesimizi aldık, peki kışın ne olacaktı?
Yeni bir masrafa daha mı girecektik?
Eğer sağ ise Allah uzun ömürler versin, öldü ise Allah rahmet eylesin, İsmail Uçar adlı Ordulu başçavuş bir hemşehrimiz vardı, emeklilik hazırlıkları yapıyordu.
“Komutanım” dedi:
-“Bir rakı ısmarlarsan, hiç giymediğim yepyeni bir üniformam var, kolundaki başçavuş rütbesini söktürür, kol ucuna asteğmen rütbesini diktirirsin.”
Vücut ölçüleri de tıpı tıp uyduğundan, kışlık üniforma işini de böylece halletmiştik.
Ne siyah üniforma imiş ki…
Rütbe sökme işi bununla sınırlı kalmadı.
Beş ay sonra aynı işlemi tekrarladık.
Çünkü tam tezkereye hazırlanıyorduk ki…
Genel Kurmay’dan bir emir:
“128.Dönem yedek subayların süresi iki ay uzatılmıştır…”
Eh, ne diyelim, emir demiri keser, devletimiz var olsun.
Biz de incecik asteğmen rütbesini söker, yerine onun iki misli kalınlıktaki teğmen rütbesini takarız.
Nitekim de öyle oldu.
İki aylık uzatmadan sonra terhis olup, askerlik öncesi işçi kadrosunda çalıştığımız KYK’ya (Atatürk Öğrenci Sitesi) bu defa memur olarak döndük.
***
ON ÜÇ YIL SONRA ÜNİFORMAM YENİDEN SIRTIMDA
Yıl 1989, aylardan Temmuz.
KYK Altunizade Erkek Öğrenci Yurdu’nda Müdür Yardımcısıyım.
Postacı bir gün, MSB antetli “Çok Gizli, Zata Mahsus” yazılı bir sarı zarf getirdi.
Zarfı heyecanla açıp resmi yazıyı okudum:
“…Yıldırım/89 Tatbikatı için üç gün içinde…”
Sonuçta 13 yıl sonra bize, üç hafta sürecek (21 gün) bir tatbikat için yeniden kışla yolu görünmüş oldu.
Eğitim üniformalarını (ki, benimkisi TEĞMEN apoletli idi) dağıttıktan sonra görev yerlerimize teslim ettiler.
Benim hisseme, Beykoz Anadolufeneri Yonburnu’ndaki deniz topçu bataryası düşmüştü.
Hemen yanında Kıyı Emniyeti’nin kurtarma istasyonu, karşımızda ise tüm azametiyle Karadeniz!
Oranın komutanı olan bir başçavuştan brifing alarak, komutanlığı devraldım.
Kısa sürede oraya adapte olduktan sonra, beyaz üniforma sevdam yeniden depreşti.
Sordum, soruşturdum, giyebileceğimi söylediler.
Bir gün bize harici bir görev çıktı.
Fırsattan istifade eve uğrayıp, 13 yıldır gardrobumda muhafaza ettiğim beyaz üniformam ile beyaz ayakkabımı giydim.
Bunca yıl geçmiş olmasına rağmen, fiziğimde bir değişiklik olmadığından üniformam üzerime cuk oturmuştu.
Netice itibariyle, 13 yıl sonra da olsa bu onuru ve keyfi yeniden yaşamış olduk.
Şimdi sizlere; karacı ve denizci üniformalı fotoğraflarımdan oluşan küçük bir albüm sunuyorum.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
ANKET

Sitem nasıl?

  • İyi (61%, 49 Oylar)
  • Mükemmel (25%, 20 Oylar)
  • İyileştirilebilir (10%, 8 Oylar)
  • Kötü (4%, 3 Oylar)
  • Yorum Yok (0%, 0 Oylar)

Toplam oy veren: 80

Yükleniyor ... Yükleniyor ...