Giresun Sanat

NEVRUZ BAYRAMI VE ERGENEKON DESTANI

NEVRUZ BAYRAMI VE ERGENEKON DESTANI
16 kez
21 Mart 2026 - 21:42
Büyük Türk Milleti’nin en eski milli bayramı olan “21 Mart Nevruz Bayramı” Tüm Türk Dünyası’na kutlu olsun!
Bu bayramımızı iyi anlayabilmemiz için, “Ergenekon Destanı”nı iyi bilmemiz gerekir.
Önce “destan”ın ne olduğuna birkaç satırla değinelim.
Bir olayı, bir kahramanlığı, bir aşkı manzum olarak ifade eden eserlere destan denir.
Ki, milletlerin milli duygularını canlı tutan edebi eserlerin başında gelir.
Bu nedenle kökü tarihin derinliklerine doğru uzanan milletlerin çoğunun bir ya da birkaç destanı vardır.
Örneğin İlyada (İlias) ve Odesa (Odysseia) destanları Yunanlılar, Nibelungen Destanı Almanlar, Chanson de Roland Destanı Fransızlar, Ramayana Destanı Hindular için ne değer ifade ediyor ise…
Alp Er Tunga, Bozkurt, Oğuz Kağan, Yaratılış ve Türeyiş, Göç ve Ergenekon Destanları da bizim için o kadar önemli ve değerlidir.
Bu destanları eli öpülesi öğretmenlerimiz (hayatta olanlara uzun ömürler, vefat edenlere de Allah’dan rahmet diliyorum) ta ilkokul çağlarındayken bizlere öğretmişlerdi.
Öğretmek şöyle dursun, adeta yaşatmışlardı.
Bu nedenle hayallerimizde kendimizi o destan kahramanlarının yerlerine koyar, milli duygularımızı dipdiri ayakta tutardık.
Bu kısa girişten sonra gelelim, yazımıza başlık olarak seçtiğimiz; “Nevruz Bayramı ve Ergenekon Destanı”nın bir birleriyle ilgisine…
Türk illerinde Göktürklere baş eğmeyen bir yer kalmamıştı. Bunu kıskanan yabancı kavimler birleşerek Göktürklerin üzerine yürürler. Amaçları öç almaktır. Göktürkler, çadırlarıyla sürülerini bir yere toplar. Çevresine hendek kazıp beklerler. Düşman gelince vuruşma başlar. On gün sonra Göktürkler üstün gelir. Bu yenilgiden sonra yabancı kavimlerin Han’ları ve Bey’leri yeniden bir araya gelerek, başka çareler arar. Tan yeri ağarınca ağırlıklarını bırakıp sahte geri çekilme yaparlar. Düşmanın peşine takılan Göktürkler gafil avlanır, teker teker hepsi kılıçtan geçirilir.
Çok sayıda çocuğu olan Göktürklerin İl Hanının biri hariç tüm çocukları da ölenler arasındadır. ‘Kayı’ adını taşıyan bu oğul o yıl evlenmişti. İl Han’ın ‘Dokuz Oğuz’ adında bir yeğeni vardı. İşte bu Kayı ile Dokuz Oğuz düşmana esir düşer. Fakat on gün geçmeden bir gece ikisi de kadınları ile beraber atlara atlayıp kaçar, Göktürk yurduna gelir. Burada düşmandan kaçıp gelen birçok deve, at, öküz ve koyun bulurlar. Ancak buranın düşmanlarla çevrili güvensiz bir yer olması nedeniyle, kuş uçmaz, kervan geçmez daha güvenli bir yer aramaya başlarlar.
Buradan sonrası için sözü, ünlü gazeteci, yazar Kemal Zeki Gençosman’a (*) bırakalım:
“…Sürülerini alıp dağa doğru göçtüler.
Geldikleri yoldan başka geçilecek yeri olmayan bir ülkeye vardılar. Bu yol öyle sarptı ki, bir deve veya at güçlükle yürürdü. Ayağını yanlış bassa paramparça olurdu. Göktürklerin vardıkları ülkede akar sular, kaynaklar,türlü bitkiler, meyvalar,ağaçlar ve avlar vardı. Böyle bir yeri görünce, Ulu Tanrı’ya şükürler ettiler. Yeni ülkelerinin hayvanlarının kışın etini yediler, yazın sütünü içtiler, derisini giydiler. Bu ülkeye, ‘Ergenekon’ adını verdiler.
İki Göktürk prensinin zamanla Ergenekon’da çocukları çoğaldı. Kayı Han’ın çok çocuğu oldu. Dokuz Oğuz Han’ın daha az çocuğu oldu. Çok yıllar bu iki Han’ın çocukları Ergenekon’da kaldılar ve çoğaldıkça çoğaldılar.
Dört yüz yıl sonra kendileri ve sürüleri o kadar fazlalaştı ki, Ergenekon’a sığışamaz oldular. Çare bulmak için Kurultay toplandı. Dediler ki:
‘Atalarımızdan işittik; Ergenekon dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış. Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş. Dağların arasından yol izleyip bulalım. Göçüp Ergenekon’dan çıkalım. Ergenekon dışında her kim bize dost olursa onunla görüşelim. Düşmanla vuruşalım!’
Kurultay bu kararı alınca Göktürkler Ergenekon’dan çıkmak için yol aradılar fakat bulamadılar. O zaman bir demirci dedi ki:
‘Bu dağda demir madeni var.Yalın kat madene benzer.Şunun demirini eritsek,belki dağ bize geçit verirdi!’
Göktürkler,varıp demircinin gösterdiği dağ parçasını gördüler. Demircinin tedbirini beğendiler. Dağın üstünü, altını, yanını, yönünü böylece odun ve kömürle doldurdular. Yetmiş deriden büyük körükler yapıp yetmiş yere koydular. Odun ve kömürü ateşleyip körüklemeye başladılar. Tanrı’nın gücü ve inayeti ile ateş kızdı. Kızdıkça demir eridi, akıverdi. Dağ delindi.Bir yüklü deve çıkacak kadar yol oldu. O kutsal yılın kutsal ayının kutsal gününün kutsal saatinde Göktürkler Ergenekon’dan çıkmaya başladılar. Bu kutsal gün, ondan sonra Göktürkler’de bayram günü oldu. Her yıl o gün gelince, büyük törenler yapıldı. Bir parça demir alınıp ateşte kızdırıldı. Bu demiri önce Göktürk Hakanı kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döverdi. Ondan sonra Türk Beyleri de öyle yapar, şenlikler başlardı.
Ergenekon’dan çıkınca Göktürklerin Ulu Hakanı Kayı Han soyundan Börte Çine, bütün illere elçiler gönderdi. Göktürklerin Ergenekon’dan çıktıklarını bildirdi. Bütün iller Göktürklerin Ergenekon’dan çıktığını öğrenip baş eğdiler. Büyük Türk Hakanı Börte Çine’ye saygı sunup ululadılar. Kore’den Karadeniz’e kadar bütün ülkeler yeniden Türk buyruğuna girdi.
Dört yüz yıl Ergenekon’da bekleyen Türkler, eskisi gibi, dünyanın en büyük ulusu oldular.”
* (Kemal Niyazi Gençosman, Türk Destanları, Hürriyet Yayınları-Anadolu Kitaplığı: 3 Kasım, 1972)
Büyük düşünürümüz Ziya Gökalp bu şanlı olayı;
“Börte Çine kurdun adı,
Ergenekon yurdu adı,
Dört yüz sene durdun,hadi,
Çık ey yüz bin mızrağımız!” dörtlüğüyle ölümsüzleştirmiştir.
Ulu Tanrı’nın soylu Türk Milleti’ne başka Ergenekonlar yaşatmaması ve Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyetimizin sonsuza kadar yaşamasını diliyorum.
Sağlıcakla kalın, sahte Türkçülerden, çakma Ülkücülerden sakının!
“Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin!”
“Ne mutlu Türk’üm diyene!”
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
ANKET

Sitem nasıl?

  • İyi (61%, 49 Oylar)
  • Mükemmel (25%, 20 Oylar)
  • İyileştirilebilir (10%, 8 Oylar)
  • Kötü (4%, 3 Oylar)
  • Yorum Yok (0%, 0 Oylar)

Toplam oy veren: 80

Yükleniyor ... Yükleniyor ...