Giresun Sanat

Haftanın Kitapları

Haftanın Kitapları
10 kez
05 Aralık 2021 - 8:19

İklim değişikliğinin yıkıcı etkisi

Hakan Bulgurlu’dan Tehlikeli Tırmanış. “23 Mayıs 2019 tarihinde, Everest’in zirvesine ulaşabilen birkaç bin şanslı insandan biri oldum. Dünyanın en yüksek dağının zirvesinde durmak, doğanın hayranlık uyandıran kuvvetine şahit olmak insana kibrini unutturan bir tecrübe. Everest’e tırmanmak istememin birkaç sebebi vardı: iklim değişikliğinin yıkıcı etkisini göstermek için çevresel konulara odaklanmak, insanlara örnek olmak ve karşılaştığımız problemlere pratik çözümler aramak. Yaptığım yolculukla, doğaya verdiğimiz zararı gözler önüne sermek, kaleme aldığım bu kitapta ise hem zirveye çıkarken karşılaştığım zorlukları hem de gezegenimizi ve insanlığın geleceğini koruma konusunda hepimizin karşılaştığı zorlukları anlatmak istedim.” Hakan Bulgurlu. (Mundi Kitap)

Yedi kadının toplumsal hesaplaşmaları

Raşel Meseri’den Küt Oynayan Kadınlar. Sıcak. Çeşme yazında güneş cayır cayır. Sıcak. Hava yorgun, yazlıklarda zaman rehavet içinde. Sıcak. Ev sahibemiz Rezzan’ın lüks villasında gün yeni başlamış; manzarayı, mutfağı, ağaçları, çiçekleri, havuzu, pergolayı, masayı, iskambil kâğıtlarını, gümüş takımları, yelpazeleri ve hizmetçiyi yine yoğun bir gün bekliyor. Bugünkü misafirler, Amerikano olarak da bilinen Küt oyun grubu. Bu zengin yazlığın bahçesine, iskambilin cilvesine neler sığmayacak ki: 50-80 yaşları arasındaki yedi kadının bireysel ve toplumsal hesaplaşmaları, ihtirasları, itirafları ve kiminin hâlâ Ladino dilinde sakladıkları sırları. Sessiz bir hizmetçinin kendiyle konuşmaları. (Alfa Yayıncılık)

Derin ve karanlık bir yolculuğa çıkarıyor

Celil Oker’den Beyaz Eldiven Sarı Zarf. Yazar, o hep alışageldiğimiz üslubuna kimi zaman gerilimi kimi zaman da mizahı ekleyerek yazdığı bu polisiye öykülerinde okuyucuyu, çok yakından tanıdığımız kahramanı Dedektif Remzi Ünal karakteriyle yepyeni serüvenlere davet ediyor. Zekice kurgulanmış öykülerinde, bazen sıradan insanların bile karmaşık gibi görünen profesyonelce işlenmiş cinayetleri çözümlemekte ne kadar yetenekli olabileceklerini gözler önüne. Eğer polisiye türünden hoşlanıyor ve insan denilen muammayı daha da yakından tanımakla ilgileniyorsanız bu kitabı elinizden bırakamayacaksınız. (Altın Kitaplar)

Neleri doğru, neleri yanlış yaptığınızı bileceksiniz

Tilman Fertitta’dan Kapa Çeneni ve Dinle! Girişimciler, büyük şirket liderleri, yöneticiler ve her seviyede idareciler için net, öğren ve uygula türünde prensipler içeren, sizi başarılı bir kariyerin ve mutluluğun zirvesine çıkarabilecek birkaç gerçek liderlik yol haritasından biri. İş insanları ya da hevesli girişimciler; bu kitap şirketinizi bir üst düzeye taşıyacak. Tecrübeli bir yönetici de olsanız, yolun başında da olsanız, bu kitabı bitirdiğinizde neleri doğru neleri yanlış yaptığınızı bileceksiniz. “Tilman’ın işletme sahipleri için ortaya koyduğu her döneme uyan dersleri sık sık yeniden okumak ve gözden geçirmek isteyeceksiniz.” Tom Brady. (Bilgi Yayınevi)

Çarpıcı bir politik taşlama

George Orwell’den Hayvan Çiftliği. Fazla çalıştırılan ve kötü muamele gören hayvanlar bir gün toplanıp yaşadıkları çiftliği ele geçirirler. Sonunda söz sahibi olmuşlardır, çiftlikte daha adil ve eşit bir toplum oluşturmaya kararlıdırlar. Domuzların öncülüğünde bu yeni düzeni kurmak için çalışmaya başlarlar. Bu düzen ilk başta çiftliğin gelişmesini sağlasa da zamanla hayvanların öngöremediği sorunlar ortaya çıkacak ve eskisinden daha acımasız bir rejim kurulacaktır. Yazarın klasikler arasına girmiş ikinci ünlü romanı ve çarpıcı bir politik taşlamadır. (Can Yayınları)

Ateş her şeyin ilkesidir ve yine onda çözülür

Turgut Özgüney’den Herakleitos – Bir İnsanın Karakteri Onun Yazgısıdır. Antik Yunan’ın karanlık filozofu Herakleitos felsefe tarihine gizemli fragmanlarıyla damgasını vurmuştur. Yalnızlığı seven, asık suratlı, somurtkan Herakleitos’a sözleri anlaşılamadığından dolayı yurttaşları Karanlık adını takmıştır. Ona göre evrende var olan her şey ateşten oluşmuştur, ateş her şeyin ilkesidir ve yine onda çözülür. Şeylerin sürekli değişimi, karşıtların birliği, kozmik ateş, genesis, logos, nemli ve kuru ruhların hermeneutiği onun derinlikli felsefesinde değindiği başlıca konulardandır. (Destek Yayınları)

Çarpıcı kurgu ve yaşayan karakterleri

Fatih Gezer’den Ölüler Kıraathanesi. İstanbul’un meşhur ve meşum bir mahallesinde, bir poker masasında son bulan sekiz hayat… Sekiz umut, sekiz el, sekiz pas, sekiz rest! Kitapta hikâyemiz bol yalanlı oyunun ve mekânın dışına çıkıyor, itimat edilmez bir ışığın aydınlattığı gecede okuru göz göz evler, acımıza bigane sokaklar, geçmiş zamanlar ve kaygılı hayatlar içinde ustalıkla gezdirip nihayetinde yeni bir günün ümit var aydınlığına çıkarıyor… Çarpıcı kurgusu, yaşayan karakterleri ve yetkin kalemiyle lezzetli bir ilk roman. “Fatih Gezer’in romanı gerçekten ilginç ve özgün.” Zülfü Livaneli. (Everest Yayınları)

Kardeşlik, kan bağının ötesinde bir mucize!

Kaan Elbingil’den Kardeş Mardeş Deme Bana! Tek çocuk olmaktan memnun Salih Emre, yeni mahalleye ve okuluna alışmaya çalışır. Borçlardan bunalan ailesi, ona hem kardeş olsun hem de dil öğretsin diye, yabancı bir öğrenciyi evlerine davet eder. Çat pat Türkçe konuşan Hans’ın gelişi, Salih Emre’yi çileden çıkarır. Ancak, komşu kızı Elif’le sonunda konuşmayı başarması ve babasının çorbacı dükkânında işlerin beklenmedik biçimde yoluna girmesiyle, yaşamı değişmeye başlar. Ta ki bir gün evlerinin kapısı çalınana dek… (Günışığı Kitaplığı)

İçine taş gibi oturan sıla hasreti

Mehmet Güler’den Taş Üşümesi. “Taş üşümesi” taş gibi ağır bir söylemdir. Taşında bir dili vardır ve bu yerel olduğu kadar evrenseldir de. Tıpkı çiçeklerin, kuşların, suların dili gibi. Taş taş üstüne örülen bir yapıda yerini yadırgayan taş üşür. Taşa yeniden şekil verilerek yüzyıllar boyu yerleşeceği yeri bulması sağlanır. Peki ya toplum üşümüşse… Aklını kaçıp giden sevdalısıyla gurbete göndermiş Püsküllü Perihan da üşümüş bir taştır. Doğup büyüdüğü mahalleye dönen Kerem öğrencilik ve hapislik yıllarının muhasebesinde kendine bir yer aramaktadır. Kerem’e öfkesi dinmeyen Gökçen’in sevgisi üşür. Sürgün yollarında yitip giden atalarının ayak izlerini takipte, içine taş gibi oturan sıla hasretini söküp atmaya çabalayan Mimar Ara ve onunla buluştuğu taş ortaklığında aşkını şekillendiren Öğretmen Çimen. (h2o Kitap)

Kanseri bile nazikçe karşılayan hayat öğretmenim

Bircan Usallı Silan’dan Hayatın Provası Yok – Filiz Akın. Sahici, yalın, dost bir insan kalabilmek için Filiz Akın olmak gerekiyor. Zülfü Livaneli. Sinemanın efsane ismi, sarışın güzeli, herkesin kalbine girmiş Filiz Akın’ım. Türkan Şoray. Kendisini tanıdığımda sadece dış güzelliği değil ruhunun da ne kadar güzel ve gerçek olduğunu gördüm. Benim hem ablam, hem arkadaşım, hem sırdaşım oldu… Oya Başar. Onu sözcüklerle ifade edemeyeceğim kadar çok seviyorum. Sanatına, zarafetine, asaletine, güzelliğine hayranlığım büyük. Ayşegül Aldinç. Filiz Akın… Bana hayat veren insan. Zevkli, kaliteli, kibarlık örneği… Kanseri bile nazikçe karşılayan hayat öğretmenim. Beni hep şaşırtmayı başaran, benim en iyi arkadaşım, annem. İlker İnanoğlu. (İnkılap Kitabevi)

Sarsıcı ekonomik hareketler

Chris Lewis’ten Liderlik Labaratuvarı – 21.Yüzyılda Liderlik. Liderlik becerisi deyince aklımıza gelen her şey, son 25 yılda temelden değişti çünkü 21. yüzyılda, hepimiz gibi, liderler de bambaşka bir dünyadalar. Pek çok üst düzey yöneticinin uykularını kaçıran yeni bir dünya düzeni ve yepyeni küresel tartışma başlıkları var: Sarsıcı ekonomik hareketler, Brexit enflasyon, politik iktidarlar, kripto paralar, yeni duvarlar, robotlar… Günümüz liderleri tüm bunlarla nasıl baş edebilir? Chris Lewis ve Dr. Pippa Malmgren, Liderlik Laboratuvarı’nda, bu büyük değişim çarkına nasıl ayak uydurulabileceği konusunda yol gösteriyor, ipuçları veriyor, örnekler üzerinden sorular yöneltiyorlar. Sadece eski kuralların neden artık işlemeyeceğini açıklamakla kalmıyor, aynı zamanda yenidünya düzeninde yerleşen yeni değerleri, bu yeni düzenin nasıl bir liderlik beklediğini anlatıyorlar. (İş Bankası Kültür Yayınları)

Taşlanarak öldürülen bir kadının gerçek hikâyesi

İhsan Çankaya’dan Şener Büyüktürk’ün Sergüzeşti. Yusuf Kâmil Şener Divan edebiyatı uzmanı bir Türkolog ve akademisyen, Şener Büyüktürk ise onun gazetedeki yazılarında kullanmak istediği ancak patronunun fazla iddialı bulması nedeniyle uzun süre kullanamadığı mahlasıdır. Yusuf bu takma adı ilk defa romanı Ayşe ile Mihail aynı gazetede tefrika edilirken kullanır. Tıpkı mahlası gibi değindiği konu itibarıyla da oldukça sansasyona açık bu tarihsel roman, 1680’de, İstanbul’da, zina ettiği gerekçesiyle taşlanarak öldürülen bir kadının gerçek hikâyesi üzerine kuruludur. Evli bir adam olan Yusuf bu romanın yazım sürecinde öğrencisi Aleko ile aşk yaşamaya başlar. Hem romanının hem de bu ilişkinin onu sürükleyeceği atmosfer, en az memleketin toplumsal iklimi kadar çatışmalı ve çetrefil olacaktır. (İthaki Yayınları)

Sinemasal bir yolculuk

Memet Baydur’dan Sinema Yazıları. Sıradan izleyicisinden meraklı takipçiye kadar herkese hitap eden diliyle Baydur, 11. yüzyıldaki gökbilimcilerin icatlarından Lumière Kardeşler’in ilk gösterilerine, oradan günümüze çektiği çizgide sinemanın bütün bir hikâyesini anlatıyor. Orson Welles’ten Charlie Chaplin’e, Hitchcock’tan Renoir’a, Bergman’dan Kurosawa’ya tüm ustalara, Hollywood’dan Bollywood’a, Fransız, İtalyan, İngiliz ve Doğu Avrupa sinemasından Sovyet sinemasına, çizgi filmden bilimkurguya, tüm duraklara uğruyor. Sinemanın arkeolojisini yaparak açtığı kapıyı, sinemanın önemi, güzelliği ve tehlikesinin altını çizerek kapatıyor. Kitap, yazarın rehberliğinde sinemasal bir yolculuğa çağırıyor. (Kırmızı Kedi Yayınları)

Süzülüp geldi bu kitaptaki her bir sözcük

Nusret Gürgöz’den Dünyanın En Güzel Suçu. “…Maden ocaklarından, duruşma salonlarından, gözaltı merkezlerinden, cezaevlerinden, ölüm bodrumlarından, faili meçhullerden; acılardan, çığlıklardan, ağıtlardan; bozkırdan, karlı tepelerden, dağ göllerinden, patikalardan, subaşlarından, kuşlardan; aşklardan, sevgilerden, güzel günlerden, çocuk gözlerinden, bebe uykularından; türkülerden, semahlardan, halaylardan, şiirlerden, seksenlerden, doksanlardan, iki binlerden… Süzülüp geldi bu kitaptaki her bir sözcük…” Nusret Gürgöz. (Kora Yayın)

İnsani öykülere şiirsel bir dille dokunuyor

Buket Güler’den Hiç Tanımadım Hiç Unutmadım. Yazar kitabında ekranlarda sabun köpüğü gibi kaybolan hikâyelere içtenlikle dahil oluyor. Zihninde yer eden haberlerin öncesinde ve sonrasında olabilecekleri akıcı bir üslupla ele alıyor. Kitap, satır aralarında kalan kâğıt işçilerinin umutlarına, yarış atlarının özgürlüğe koşuşlarına, işsiz bir babanın dertlerine, kadınların korkularına, ormanların çığlığına, mülteci çocukların hayallerine, hızlıca bakıp geçtiğimiz haberlerin arkasındaki dramlara, insani öykülere şiirsel bir dille dokunuyor. Sanmam, biz de bir sestik belki, Birileri için yıllar önceki, Şaşırtıcı karşılaşmada. Melih Cevdet Anday. (Nemesis Kitap)

İnsanın yaşadığı duygusal açmazlar

Serhat Yabancı’dan Zihin Tuzakları-Kendine Yardım Kitabı. Kitap, insanın yaşadığı duygusal açmazları ele alıyor ve kendinizle mutlu olmanın reçetesini veriyor. Dilediğiniz kadar okuyabilirsiniz. 1. Zihin Tuzakları nedir ve ne için kullanılır? Zihin Tuzakları; değersizlik, yetersizlik, sevilmeme korkusu, yalnız kalma endişesi gibi hislerle boğuşanlara özel olarak, yazar tarafından yazılmış bir kendine yardım kitabıdır. 2. Zihin Tuzakları nasıl kullanılır? Zihin Tuzakları’nı evde, yolda ya da rahat ettiğiniz herhangi bir yerde okuyabilirsiniz. Tekrar okumaya ihtiyaç duyduğunuz takdirde kitaba yeniden başlayabilirsiniz. Daha etkili olması adına kitaptaki sorulara cevap vermekten çekinmeyiniz. 3. Olası yan etkiler nelerdir? – Endişelerden arınma. – Özgüven. – Özsaygı. – Kendin olma. – Gerçek mutluluk. (Mona Kitap)

Çakralarda biriken ağır enerjiler nasıl temizlenir

Alberto Villoldo’dan Şaman-Şifacı–Bilge. Nasıl şaman olunur? Hayvan rehberliği ne demektir? Kadim şamanik uygulamalar ile kendimizi şifalandırmamız mümkün mü? Atalarımızın kaderini yaşamak zorunda mıyız? Kutsal alan yaratmak ne anlama geliyor? Şamanlar, dünyayı hayal ederek var eder. İnkaların torunu olan And Dağları Şamanları, yüzyıllardır kullandıkları şifa tekniklerini ilk kez bir Batılı ile paylaştı ve antropolog Dr. yazar, yakın zamana kadar yabancılardan saklanan bu kadim bilgelik geleneğini daha yakından tanımamız, kendimizi ve başkalarını şifalandıracak araçları kullanmayı öğrenmemiz için tüm öğrendiklerini kitapları aracılığıyla okurlara aktarıyor. Bu kitapta enerji ve şifa çalışmalarının merkezinde yer alan çakralar sistemine şamanların nasıl yaklaştığını ve çakralarda biriken ağır enerjileri nasıl temizleyebileceğinizi öğreneceksiniz. Aynı zamanda binlerce yıllık kadim bir öğretinin ritüelleri ile hayata farklı bir bakış açısı kazanacak, bir başkasına ihtiyaç duymadan kendinize şifa verebileceksiniz. (Omega Yayınları)

Fransa’nın devlet yapısı ve eğitim sistemleri

ANDREWS Jenkins’den Kısa Fransa Tarihi. Kitap, Kelt, Roma ve Cermen kültürleri üzerine kurulmuş bir devlet olan Fransa’nın tarihini belli bölümler halinde ele alıyor: Keltler ile Romalıların savaşları, Cermenlerin sahneye çıkışı, Karolenj ve Bourbon Hanedanları, Fransız Devrimi, Paris Komünü, Alman işgalleri, Cezayir sorunu, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci cumhuriyetler… Bu kitabı okuyarak Fransa’nın edebiyat, sanat, felsefe ve bilimde nasıl bu kadar başarılı olabildiğini ve dünya lideri vasfında ileri teknoloji firmaları çıkarabildiğini öğreneceksiniz. Ayrıca devlet yapısı ve mekanizmasının işleyişi, idare, vergi, eğitim, sağlık ve soysal güvenlik sistemleri hakkında bilgi sahibi olacaksınız. (Say Yayınları)

Kazanan olmak için harap olmaya gerek yok

Esra Alkan’dan Şimdi Nasıl Çıkarım Bu İşin İçinden? Yaşarken Öğrenen Adam: Mustafa Gözcü. Tılsımınız olacak hayatta. Kazanan olmak için harap olmaya gerek yok. Görün, fark edin, elinizi uzatın, çözün. Elinizdeki kitap, belgeseliyle birlikte bunun en kolay yolunu gösteriyor. Çünkü yaşarken öğrenmiş bir kimliğin pratiği var bu satırlarda. İstediğiniz hayat çok basit. Karmaşık bilgiler yok. Mustafa Gözcü, bu kolaylığı çocukluğunda keşfedip hayat yolculuğunda deneyimlemiş. Nasıl mı? El yordamıyla, göz nuruyla… Onun yaşanmışlıklarını okuyup içselleştirmeniz çok kolay olacak. Şimdi kitabı alın ve arkanıza yaslanın. (Totem Yayınları)

Farklı olmaya ve bunu sevmeye dair

Rita Mae Brown’dan Yakut Orman. Yazarın cesur ve akıcı üslubuyla hayat bulan kitap, Molly Bolt’un çocukluğuyla başlayıp genç bir kadın olarak kendini ve dünyadaki yerini bulmasına uzanan bir büyüme hikâyesi. Amerika’nın güneyinde fakir bir kasabada büyüyen Molly’nin önce San Francisco, ardından New York’a uzanan serüveni -aradan geçen zaman birçok şeyi değiştirmiş olsa da- bugün hâlâ güncelliğini ve dönüştürücü etkisini koruyor. Gittiği her yerde kadınları kendine çeken Molly karşısına çıkan tüm engellere rağmen ne onları ne de kendini sevmekten vazgeçiyor. Kitabın klasikleşmiş karakterinin tüm dünyaya kafa tutmak pahasına hayallerinin ve arzularının peşinden gitmeye dair mesajı bugün de yankılanmaya devam ediyor. Dünyanın dört bir yanında milyonlarca okura ulaşan Yakut Orman’ı en iyi 1980 yılındaki kapağında yer alan bir not tanımlıyor: Farklı olmaya ve bunu sevmeye dair bir roman. (Umami Kitap)

Kırık bir kemanla babasının yasını tuttu

Akira Mizubayashi’den Can Kırığı. Yazar kitabında anımsama, köksüzleşme ve sonsuz yas gibi izlekleri klasik müziğin tınılarıyla buluşturuyor. Tokyo, 1938 yılı. Klasik müzik tutkunu dört amatör müzisyen –Japon İngilizce profesörü Yu ve üç Çinli misafir öğrenci– düzenli olarak toplanıp prova yapmaktadır. Japonya-Çin Savaşı’nın devam ettiği o dönemde, müziğin kurduğu bu dostluk köprüsü askerlerin provayı basıp dört müzisyeni İmparator’a karşı komplo kurmakla itham etmesiyle yıkılır. Askerlerden biri Yu’nun kemanını kırıp tüm müzisyenleri karargâha sorgulamaya götürecek ve bu anlar o esnada dolaba saklanan Yu’nun 11 yaşındaki oğlu Rei’nin babasını son görüşü olacaktır. Rei o günden sonra elinde babasından tek hatıra olan kırık bir kemanla babasının yasını tutmak ve hatırasını yeniden inşa ederek büyümek zorunda kalacaktır. (Yapı Kredi Yayınları)

Gerçek anlama dair olağanüstü bilgiler

Martin Kemp’ten Leonardo. Yazar, dünyanın en ünlü sanatsal dehası Leonardo da Vinci’nin yaşamını ve çalışmalarını böylesine benzersiz yapan şeyin ne olduğunun peşine düşüyor. Bu Rönesans adamının Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği gibi başyapıtlarının ardındaki “gerçek” anlama dair olağanüstü bilgiler sunuyor. Leonardo’nun gelişimini tüm çeşitliliğiyle takip ederek, gerçekleşmemiş hayalleriyle, hamilerle ilişkileriyle ve Tanrı, insanlar ve doğa hakkındaki görüşleriyle bütüncül bir portresini sunuyor. Yirmi bin sayfayı aşkın çizim ve not, insan gözünün yapısından uçan makineler ve dev arbalet tasarımlarına kadar inanılmaz keşiflerini ve icatlarını ayrıntılarıyla aktarıyor. (Alfa Yayıncılık)

Kâbuslar ve öldürme isteğini kim kamçılıyor?

Hakan Balcı’dan Korkuyu Bekleyenler. Karanlık sadece kendi varlığına saygısı olan bir yaratık mı? Kâbuslar ve öldürme isteğini kim kamçılıyor? Düş ile evrenin kardeş olduğu bu öykülerde çağrışımların, kimi zaman çok sessiz dokunuşlarına, kimi zaman da gürültüyle akan ürpertisine tanıklık edeceksiniz. Karanlık, sessizlik, kuşku üçgeninde yaratılan boşluklarla, ölümün kime yakıştığını düşünürken bulacaksınız kendinizi. Birdenbire gerçeğe dönmek istediğinizde de ecelin yüzü olmayan gölgesinin, gözlerinize baktığını hissedeceksiniz. (Bilgi Yayınevi)

Harcanan bir hayatın öyküsü

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’den Kumarbaz. Kitap, psikolojik realizmin en başarılı kalemlerinden biri kabul edilen Dostoyevski’nin kumar borcunu ödeyebilmek için yirmi dokuz günde bitirdiği, romanın ana karakteri Aleksey İvanoviç’i de kendisinden esinlenerek yarattığı romanıdır. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen kumarbazların toplandığı kurmaca bir Alman kasabası olan Rulettenburg’da geçen roman, yazarın 1862’de yaptığı Avrupa seyahatinin izlenimleriyle doludur. Yazarın da bizzat mücadele ettiği parasızlık ve kumar düşkünlüğünü anlatan kitap, korkunç ve amansız bir saplantının, harcanan bir hayatın öyküsüdür. (Can Yayınları)

‘Her şey cinselliğin sonucudur’

Özgür Uysal’dan Bu İşler İnce İşler-İlişkiler ve Cinsellik Üzerine Denemeler. Kovalanınca kaçan mı oldun? Yoksa hep kaçanı mı kovaladın? Aşkına her zaman karşılık bulabildin mi? Yoksa hâlâ arıyor musun? Sence boyu mu önemli yoksa işlevi mi? Peki senin fantezin hangisi? Bad boy mu yoksa player erkek mi? Malum bu işler ince işler. Öyle uluorta herkesle konuşulmaz ama herkesi ilgilendirir. Burada dertleri değil, çözümleri tartışıyoruz. Bilimden faydalanıyor ama duygularımızın da sesini dinliyoruz. Hayır utanmıyoruz çünkü dürüstüz. Ayrıca hiç de ayıp değil gayet eğlenceli… (Destek Yayınları)

Dün, bugün ve yarın yazılmış gibiler

Ferit Edgü’den Yolun Gittiği Yer. Bu kısacık öykülerdeki gerçekliğin tuhaf bir belleği var. Dün, bugün ve yarın yazılmış gibiler. Zaman, kişiler, (varsa) olaylar, okurun düş gücüne bırakılmıştır. Yorum yok. (Everest Yayınları)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
ANKET

Sitem nasıl?

Sonuçları görüntüle

Yükleniyor ... Yükleniyor ...