Giresun Sanat

İSMET NEDİM’LE ANILARIM-7

İSMET NEDİM’LE ANILARIM-7
35 kez
10 Nisan 2024 - 8:18
“HAY SEN ÇOK YAŞAYASIN SEYFİCİĞİM, SEN BENİ BENDEN DAHA İYİ BİLİYORSUN YAHU!”
19 Mart 2024 tarihinde sonsuzluğa uğurladığımız ünlü ses sanatçısı ve bestekar İsmet Nedim’le ilgili anılarıma devam ediyorum.
Sanırım 1987 yılıydı.
Müzik sanatçılarının telif haklarını yasal güvence altına alan “MESAM” (Türkiye Musıki Eseri Sahipleri Birliği) henüz yeni kurulmuştu.
Bir gün “tak” bir telefon:
-“Alo Seyficiğim, Berlin’den yeni geldim. MESAM diye bir dernek kurulmuş. Telif haklarımızı bizim adımıza onlar takip edeceklermiş. Başkanı da bizim Yıldırım (Gürses). Abi, dedi, gel seni de üye yapalım. Neyse, üye olduk ama benden bestelerimin listesini istediler. Ben de aldım kağıdı, kalemi elime liste yapıyorum, lakin hepsini hatırlayamıyorum.”
-“Kaç besten vardı, İsmet abi?”
-“Sayısını tam olarak bilemeyeceğim ama her halde 300 civarında olacak. Neyse uzatmayayım. Sende şarkılarımın listesi var mı?
-“Bildiklerimin var?”
-“O listeyi alıp, bana kadar gelebilir misin?”
-“Tabi ki, severek…”
Neyse, atladım belediye otobüsüne, soluğu Levent’teki evinde aldım. Hoş-beş, selam-kelam faslından sonra, Nazife ananın (kayınvalidesi) sıcak nescafesi ve nefis çörekleri eşliğinde başladık listeleri kontrole (bkz.1 no.lu foto. İkimiz de o tarihlerde bıyıklı idik):
-“ Agora meyhanesi?”
-“Var.”
-“Arım balım peteğim?”
-“Var.”
-“Boş kalan çerçeve?”
-“O da var.”
Listelerimizi karşılıklı kontrol ederken, sık sık;
-“Hay sen çok yaşayasın Seyficiğim, bu bende yoktu. Yahu sen beni benden daha iyi biliyorsun!” diyerek iltifatta bulunmuştu.
Sonuçta, liste şu şekilde devam edip gitmişti:
Adını anmayacağım (Aşkınla yana yana…)
Gelincik, çılgın aşkım
Benim de canım var/Ben de insanım
Oyun bitti (Günlerdir aramızdaki/Sevgimiz hep yalan mıydı?)
Leylaklar altında (Nerdesin güzel gözlüm, melek yüzlüm sen nerdesin)
Ben kimi seveceğim (Geçip gitti yıllarım/Her arzum kaldı yarım)
Nasıl ihanet ettin bu ilahi aşkıma (Unutmak mümkün değil/Geçen mesut günleri)
İki damla gözyaşı (Sevgilim inan bana/Gözyaşıma baksana/Yalan söylenmiş sana)
Sarı gülüm kokmaz mı (Sürmeyi kaştan alır/Ufacık yaştan alır)
Çoban çeşmesi (Bir zaman başından aşkındı derdi/Mermeri oyardı taşı delerdi)
Nokta noktam (Ayrılamazsın, ayrılamazın, ayrılamazsın nokta noktam)
Karadut (Karadutum, çatalkaram, çingenem…)
Han duvarları (On yıl var ayrıyım kına dağından)
Mazlumu ahı (Şu simsiyah gecenin yok mu Tanrım sabahı)
İçimde kanımdasın (Beklemekten yoruldum/Gelme artık istemem)
Yaşlı gözlerime bak/Aşkımı göreceksin
Kaçma benden güzel kuşum
Yaralı bir kuş gibi/bekliyorum hep seni (Yıllar geçse aradan/Aşkın alev alevdir)
Sen gittin bir kere/Bakmadın geri (Gözlerim yollarda/geçti kaç mevsim)
Beni hatırla (Başında eserse çılgın bir rüzgar/Ne olur sevgilim beni hatırla)
Unut demek kolay/Gel bana sor bir de (Unutamıyorum)
Bir daha aşık olmayacağım (Ne yaşaran gözlere/Ne uzanan ellere/Ne verilen sözlere..)
Bütün meyhaneler benim olsun
Gözlerim yollarda/Geçti kaç mevsim
Kırık bir dal gibi fırlatıp attın
Gel kalbimin tahtında saltanat süren güzel
Yalnızlar
Aşk dilencisi (Sen köşe başında her gün bir ekmek parası için avuç açan adam)
Kalpsiz (Bir kere baktın/Kalbimi yaktın/Yalnız bıraktın/Kalpsiz)
Unutmak istiyorum (Artık senin adını/Zehir saçan aşkını)
Seven ne yapmaz.
Kayıp ilanı (Oturduğun mahalleden/Dün geçerken içim yandı)
Mağrur kadın
Tatlı kızım gel
Seninle ölmek istiyorum (Gitme, biraz daha gitme/Ne olursun ah gitme)
Bir deniz kıyısında/çakıl taşları gibi karışmışım kumlara
Çoban yıldızı (Seni bekliyorum çoban yıldızım)
Mukaddes aşk (Seni düşünüyorum sevgilim derin derin)
Kemer gibi belindeyim (Seni niçin kıskanayım/Benden başka seven yok ki)
Beni kader yaktı/Bir de sen yakma
Bir zaman seni nasıl da sevmiştim (Şimdi uzaklardasın)
Kime derdim söyleyeyim halden bilmezse
Züğürt
Gelsin kadehte rakım
Talihsizim
Yiğit olan sevdasından ağlamaz (Malkoçoğlu/Ölüm Fedaileri)
Yalan kalpsiz yalan/Her şeyin yalan…
Elveda sevgilim, elveda artık
Çaldığım kapılar hemen kapandı (Şaşırdım yolumu ben/Kimlere sorsam)
Yaban gülü (Yıllar var ki muhtacım/Beni seven birine/Yıllar var ki hasretim/Ben bir yaban gülüne)
Adını yoldaki taşlara yazdım/Buğulu camlara resmini çizdim
Ağlatma beni tanrım (Ne bir sevgilim var/Ne de bir sevenim var)
Kaçma (Sarayım ince belinden/Öpeyim gonca gülünden)
Gittin, senin yüzünden bende takat kalmadı
Et tırnaktan ayrılmaz
Gel uzanan kollarım/Yine boşlukta kaldı
Sen varken bu yerler nasıl güzeldi/Ayrılık aklımdan bile geçmezdi
Anneye müjde
Cepheden anneye mektup
Kime derdim söyleyeyim/Halden bilmezse (Ne kimse arar beni/Ne kimse bekler)
Deniz kızı (Bir zamanlar bu deniz ülkesinde deniz kızı vardı)
Yalnızım, bir öksüzüm (Niçin Allahım niçin/Niçin sevmişim)
Gel al götür beni/İstediğin yerlere
Git uzaklaş artık benden/Bıktım usandım ben senden
Sevgilim güvenme güzelliğine/Senin de saçların tarumar olur
Gözümden akan yaşlar/Bak sel olup taşıyor
İlk ve son sevgilimdin (Artık anlatma bana/Aşk denen yalanları)
Gel güzelim sevdalım
Eskici
El kapısı (Bana sitemler etme)
Adaklar adadım
Bağrı yanıkların meyhanesinde
Dilara (Elveda diyorsun, neden Dilara?)
Gençliğin sorunları (Canından koptuğumuz/Ana babalarımız/Size sesleniyoruz/Size yalvarıyoruz)
Zalim dünya
Ben de can taşıyorum
İlk ve son sevgilimdin (Artık anlatma bana/Aşk denen yalanları)
Sen yakamda gül/Kalbimde çiçeksin
Vefasız
Sevenin kaderi yanmakmış meğer
Şükür bize aba düştü
Kadın üstü kadın
Kalbimde sevgilimsin
Gitti gençlik
O eskidendi
Sen sevgiden ne anlarsın (Söz: Seyfi (Seyfullah) Çiçek)
Hiç şansın yok bu defa öpeceğim (Söz: Seyfi (Seyfullah Çiçek)
Sen beşinci Mevsimsin (Söz: Seyfi (Seyfullah Çiçek)
***
Gördüğünüz gibi, son üç bestesinin sözleri de bana ait.
Bunlardan ilkini, MESAM kurulmadan bir yıl önce bestelemişti.
“Gel”, dedi, “Seni de üye yaptıralım, telif hakkı alırsın.”
Söz yazarlığında fazla iddiam olmadığı için, devam etmedim ama MESAM’a da üye oldum.
O gün 300 bestesinden kaç tanesini tespit edebildik bilmiyorum ama benim anımsayabildiklerim şimdilik bu kadar.
Pek çoğu 60 ve 70’li yıllarda film müziği de olan (bkz. ekteki film afişleri) bu şarkıların en az 30’u bugün bile tazeliğini koruyarak başta TRT olmak üzere özel TV ve radyolarda, müzikhollerde icra edilmeye devam ediyor.
Diğerleri ise 1960 ve 70’li yıllarda dillerde ve gönüllerde iken (Örn. İki damla gözyaşı, Nasıl ihanet ettin bu ilahi aşkıma, Çoban yıldızı, Sarı gülüm kokmaz mı, Han duvarları, Yalnızlar, Aşk dilencisi vd.) zamanla unutulmuştur.
TRT sanatçıları arşivleri şöyle bir karıştırsa, eminim 60’lı yıllarda popüler olan bestelerinin çoğu yeniden dillere düşer.
Ama böyle babayiğitleri de günümüzde ara ki bulasın!
Çoğu işin kolayına kaçıp düm tek tek’lerle idare ediyorlar.
Yazımı, 1960’larda özellikle gençlerin dilinde adeta marş haline gelmiş olup, rahmetli eşim Reyhan hanımla bizim de ortak şarkımız olan “Sarı Gül”ün sözleri ile noktalıyorum:
Sürmeyi kaştan alır
Ufacık yaştan alır
Şu zamane güzeli
Aklımı baştan alır
Sarı gülüm kokmaz mı
Aşkı beni yakmaz mı
Kaçıp giden sevgilim
Acep bana bakmaz mı?
Bahar ister, yaz ister
İşve ister, naz ister
İnce bele sarılsam
Bırak der, niyaz ister
(Nakarat)
Kalbimi verdim sana
İsmini ana ana
Gel yavru güvercinim
Gözün benzer ceylana
(Nakarat)
Musıkimize bir birinden ölümsüz bu nadide eserleri kazandırmış olan İsmet Nedim’i bir kez daha minnet, şükran ve rahmetle anıyorum.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun!
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
ANKET

Sitem nasıl?

Sonuçları görüntüle

Yükleniyor ... Yükleniyor ...