Pide şehrimiz ile özdeş olmuş hiç birimizin yabancısı olmadığımız bir üründür. Bazı konularda olduğu gibi pide konusunda da tartışmalar olmaktadır.
O zaman dilimizin döndüğü, aklımızın yettiği ve yaşadıklarımız ile biraz yazalım. Kendi ilçemde bizzat yaşadıklarımızı anlatayım. Evvelini de yaşayanlardan defalarca duymuşumdur ki bu nerede ise 100 yıla dayanır. Önceleri pide diye bir ürün yoktu. Özellikle köyden gelenlerimiz çarşının fırınlarında öğün geçirmek için YAĞLI yaptırır yerlerdi. Sonraları hafta sonu ( Pazar günü ) yağlının içine peynir ilave edilerek yapılmaya başlandı. Akabinde uzun ve kapalı şekilde kavrulmuş kıymalı pide de yapılmaya başlandı ki o yıllarda da peynirli pide de kıymalı gibi uzun ve açık yapılırdı.
Şimdi, işte bu zamanlarda bizzat şahit olduğumuz şeyler vardır; Trabzon tarafından Gadagalın fırınına düzenli olarak ve artarak pide yemeye gelenler vardı. Oturacak yer, salon olmadığı için Nizamoğlu’nun kahvesinden sandelye alınıp bir kenarda yada kahve kapısında yerlerdi. O günün şartlarında güçlükle her hafta Görele’ye pide yemeye gel ve şimdi çık, ” Trabzon Pidesi ” demeye başla.
Ekmekte de aynı durum var, komşu sayılan ilçe belediye başkanı Görele’nin aldığı tescil hakkına itiraz etmiş. Boylarının ölçüsünü de ziyadesi ile aldılar bir süre önce.
Şimdi daha çarpıcı olan şu, bunun adı şark kurnazlığı. Eğer bir nebze araştırsalar ” GIK ” bile çıkartmamaları lazım, utanmasını biliyorlar ise. En azından 1800 yıllarda ki Osmanlı esnaf kayıtlarına baksalar Görele ve Çavuşlu’da 80 kadar kayıtlı fırın olduğunu görecekler. namlı komşumuzun ne kadar fırını olduğunu da kendilerine bırakıyorum. Herkes pide yapsın kimsenin itirazı yok, olamazda hatta. Ama Yavuz Sultan Selim zamanlarına varan ÇAVUŞLU EKMEĞİNİ yok sayamaz kimse. Bizim için bir marka değeridir, pidemizi de, Ekmeğimizi de çaldırmaya niyetimiz hiç yok!
Bizim bildiğimiz pidenin yeri-yurdu Görele’dir. Her yerde yapılabilir ama farklı isimler ile anılmasını hiç anlamıyorum. Bakınız Bafra pidesi için bir şey diyor muyuz?
Pideyi anlamak için öncelikle YAĞLI kültürünü çok iyi bilmek lazım. Şimdi Trabzon kayıtlarını da araştıracağız. Ama şahsi araştırmalarda, eskilerle sohbetlerde kimse yani eskiler pek YAĞLI demiyor.
Ha bir Trabzon fobim mi var? asla! söz konusu dahi olamaz. Ama memleketimin de yok hükmünde sayılması biraz rahatsız eder beni…
Şimdilik kısa geçiyorum. Ama ileride ve gerektiği yerlerde de dayanakları ile konuşacağız.
Uğur Bilgi





Arifli Mahallesi İçme Suyuna Kavuştu
DAHA DA TAZE BİLGİLENDİRME…
METİN AYDIN GÖREVE GETİRİLDİ
BİR ADA (GİRESUN ADASI) TURUNUN ARDINDAN
GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN FINDIK SEZONU ÖNCESİ UYARI
benzeri iki cihanda asla yoktur..
TOLGA ERENER’İN GİRİŞİMLERİYLE KIZILTAŞ KUR’AN KURSU’NDA ÖRNEK ETKİNLİK
