Giresun Sanat

ATATÜRK GİBİ DÜŞÜNMEK!

ATATÜRK GİBİ DÜŞÜNMEK!
6 kez
15 Kasım 2025 - 20:03
(Bilgi Yurdu’muzun “beyin” ekibinden Hilmi Taşkın ağabeyimin Kasım sayısı için İzler’e gönderdiği… Fakat benim dikkatsizliğim… Maili görmeyişim)
(Uzatmiyim, dergide yer alamayan bu güzel makaleyi sayfamızdan sunuyorum. Sevgili ağabeyimden özür dileyerek)
ATATÜRK GİBİ DÜŞÜNMEK!
Norveç atasözünü biliyor olmalısınız. Norveç’de her zor sorunun çözümü için , “Bir de Atatürk gibi düşün” denir.
Zorlukları aşmak konusunda, Atatürk gibi düşünmek gerekli ve de önemlidir!
Bu sadece Norveçliler için gerekli değildir. Başka ülkeler ve ülkemiz içinde geçerlidir.
***
10 Kasım günü geliyor. Ne çok “izindeyiz” diyen insan olacak.
Anma törenlerinde yakasına “izindeyiz” diyen kokart takacak.
Oysa izinde olmak yetmiyor, izinde ve sürekli olarak mesaide olmalıyız!
Ve ülke sorunlarına karşı, empati yaparak, Atatürk gibi düşünerek çözümler üretmeliyiz.
Bilinçli ve uyanık olmalıyız.
***
Ne diyordu Gazi Mustafa Kemal Atatürk;
“İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni yaşam ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim girişimlerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur.”
O Mustafa Kemal olabilmeliyiz!..
***
10 Kasım 1938 ‘den sonra, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası başlayan “Soğuk Savaş Süreci” ile, Atatürk’e ve kurduğu cumhuriyete karşı saldırı başlatıldı.
Saldırı emperyal güçlerin işi olsa da, işbirlikçiler aracılığı ile yapıldı.
Ve o günden bugüne aktörler değişse de sürüyor, sürdürülüyor!
Temel neden, Mustafa Kemal’in milli kurtuluş savaşı ile , emperyalizmin ekonomik ve siyasi hesaplarını boşa çıkarmış olmasıdır.
Sevr planını , kazandığı zafer ile tarihin çöp tenekesine atmış olmasıdır.
Sevr hesabı içinde olanlara Lozan ‘ı imzalatmış olmasıdır.
Boşuna mı İngiliz temsilci Lord Curzon, İsmet Paşa’ya Lozan ‘da o sözleri söyledi…
***
Boşuna mı “Marshall Planı” gereği Köy Enstitülerinin kapatılması istendi?!
Boşuna mı böylece yurttaş, özgür birey olma sürecinin önü kesildi?
Boşuna mı “İkili Anlaşmalar” ile bağımlılık artırılmaya çalışıldı?!
Boşuna mı “Yeşil Kuşak ” projesi uygulamaya, konuldu!
12 Eylül sonrası bu proje “ılımlı İslâm” projesi olarak revize edildi!
Boşuna mı Atatürk’ün ilke ve devrimlerine karşı saldırı başlatıldı?!
Hiç birisi boşuna değildi.
Planlı bir stratejinin gereği olarak işbirlikçiler aracılığı ile uygulandı… Uygulayacaklar iktidara taşındı!
***
Burada sözü katledilen Atatürkçü aydınımız Ahmet Taner Kışlalı’ya bırakıyorum.
“Atatürk ‘ün, Kemalizm’ in altı ilkesi içinde, niçin en çok laiklik konusunda duyarlı olduğunu anlamak zor değildir. Laiklik, devletçilik dışındaki diğer İlkelerin hepsinin de ön koşulu içinde yer alır.
Demokrasinin ön koşuludur. Çünkü laiklik olmadan gerçek bir demokrasi özgürlüğü de olamaz. Gerçek bir özgür seçim de.
Milliyetçiliğin ön koşuludur. Çünkü laiklik olmayan yerde önem taşıyan ulus değil, inananların oluşturduğu ümmettir.
Devrimciliğin ön koşuludur. Çünkü laikliği kabul etmemiş bir toplumda, bilimin ve çağın gereklerinin gerisinde kalmış kurumları değiştirmenin tartışması bile genellikle yapılamaz.
Halkçılığın ön koşuludur. Çünkü bir din devletinde halkın istekleri değil, dinsel seçkinlerin düşünceleri önemlidir.”
Ders çıkarılması gereken önemli tespitler, bu tespitler üzerinde dünü ve bugünü de kapsayacak şekilde düşünmeliyiz.
Milli Eğitim Bakanlığın ÇEDES ve diğer uygulamalarını da göz önüne getirerek düşünmeliyiz.
Tarikatların icazet töreni showlarını göz önüne getirerek düşünmeliyiz.
Tarikatların eğitim kurumu olan medreselerin sayısındaki artışı göz önüne alarak düşünmeliyiz.
4 – 6 yaş gurubu Kuran Kursu sayısının , aynı yaş gurubu için Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı anaokulu sayısının iki katı olduğu gerçeğini bilerek düşünmeliyiz.
***
Atatürk için “Her fabrika bir kaledir. ” Bu sözün anlamını doğru analiz ederek, o “kalelerin” , nasıl ve kimler tarafından “Babalar gibi ” satıldığını, böylece ekonomik olarak nasıl savunmasız bırakıldığımızı da unutmamalıyız.
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni iki güçlü temel üzerinde inşa etmişti.
Tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik…
O “kalelerin” satılması bu iki temeli de savunmasız bırakır.
Bugün yaşadıklarımız da bunu net ortaya koyuyor!
***
Ve giderek Atatürk Cumhuriyeti’nden uzaklaştırılıyoruz…
Meşruti monarşiye doğru sürükleniyoruz.
Bu sürüklenişin kilometre taşları döşenirken yeterince uyanık olamadık.
Çoğu defa soğuk suya atılmış kurbağa gibi davrandık!
Şimdi meşruti monarşi de mutlak monarşiye evrilmek isteniyor!
“Gençliğe Hitabe” de ki tespitler ne büyük öngörü imiş…
Soğuk suya atılmış kurbağa gibi değil, Atatürk Cumhuriyetinin yurttaşı gibi düşünme zamanıdır.
Norveç atasözünü söyleme vakti gelmiş ve geçmektedir!
***
Atatürk’ün “iki büyük eserim” dediklerine, soğuk savaş sürecinden bugüne yapılan saldırılar , planlı bir stratejinin ürünüdür!
O “iki büyük eser” yok edilmeden hedefe ulaşamayacaklarını emperyalizm de biliyor, işbirlikçileri de…
Ne diyordu Mustafa Kemal;
“İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, et ve kemik geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu ” ben” kelimesi ile ifade edemem. O, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni yaşam ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim girişimlerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur. “
O Mustafa Kemal’ler başarılı olmak için, Norveç Atasözünde ifade edildiği gibi “Atatürk gibi Düşünmeli. “
10 Kasım, “geçici Mustafa Kemal’in” aramızdan ayrıldığı gündür.
İkinci Mustafa Kemal’ler , 10 Kasım’ın kendilerine yüklediği “Birinci vazife” nin bilinci ve sorumluluğu içinde olmalıdır…
Bugünlerde oldukça gerekli ve önemlidir!
Hilmi Taşkın
Eğitimci /yazar
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
ANKET

Sitem nasıl?

  • İyi (61%, 49 Oylar)
  • Mükemmel (25%, 20 Oylar)
  • İyileştirilebilir (10%, 8 Oylar)
  • Kötü (4%, 3 Oylar)
  • Yorum Yok (0%, 0 Oylar)

Toplam oy veren: 80

Yükleniyor ... Yükleniyor ...