ÖZTÜRK SERENGİL, ÖMER AKPINAR VE YÜCEL ÖNER’LE AYNI ORTAMI PAYLAŞIRSANIZ…
BÖYLE OLUR GİRESUNLULARIN MUHABBETİ!
Tarihini tam olarak anımsayamıyorum (1993?), kuzenlerim Av.Recai Öztürk ve Av.Öktem Tunçez’in önerileriyle, bir gün Kadıköy Moda’da bir restoranda kendi aramızda çalıp, söylemeye karar vermiştik.
Dünyaca ünlü sinema sanatçısı hemşehrimiz Öztürk Serengil’i, sevgili Bekir Öztürk evinden alıp getirmişti.
“Ağasarın balını” (Asiye), “Çavuşlu diye diye”, “Bağlamam perde perde” başta olmak üzere onlarca Giresun türküsünü THM repertuarına kazandırmış olan TRT bağlama sanatçısı Görele-Çavuşlulu Ömer Akpınar ile “Oy tombulum tombulum” türküsüyle üne kavuşan Bulancaklı hemşehrimiz THM sanatçısı sevgili Yücel Öner de davetimize icabet edince, diğer konuklarımızla birlikte aşağı yukarı on kişiyi bulmuş…
E haliyle masaları da birleştirmiştik.
***
ÖZTÜRK SERENGİL’İN SİPARİŞİ:
“GERYARSOT”
Muhabbet faslına geçmeden önce, garson masalarımıza gelip siparişleri almaya başlar.
Sıra Öztürk abiye gelince, garsonla aralarında şöyle bir diyalog geçer:
“-Ne alırsınız efendim?
– “Geryarsot”!
-Anlamadım, efendim!
-Yavrucuğum, tane tane söyleyeyim: “Ger-yar-sot!”
-Yine anlamadım efendim!
-Evladım, gergedan y….. sotesi..!”
Tabi biz bir anda makaraları koyuvermiş, gülmekten adeta masaların altına girmiştik.
Hani Dakka bir gol bir derler ya, Öztürk abi daha ilk dakikalarda gecenin nasıl geçeceğinin işaret fişeğini atmıştı.
***
ÖMER AKPINAR’DAN İBRAHİM ÖZTÜRK’E FIRÇA:
“ULA YEĞEN, ÖNCE KENDİ YÖRENİ ÖĞREN!”
Muhabbetimize katılanlardan biri de, Nihat Öztürk’ün kardeşi sevgili İbrahim Öztürk idi. O da sazı ile gelmişti. Anlaşılıyordu ki amacı, büyük usta Ömer Akpınar’dan icazet almaktı.
Ama nasıl?.. Bir görelim.
O akşam Ömer abi çalmış, sevgili Yücel söylemiş, kadehler ise bir biri peşi sıra kalkmıştı. Bir süre sonra Ömer abi bağlamasını bir kenara bırakıp, İbrahim Öztürk’e dönerek şöyle dedi:
-Hadi yeğen, şimdi sıra sende.
Büyük ustadan izni alan sevgili İbrahim asıldı bağlamanın tellerine. Sivas’tan girdi, Erzincan’dan devam etti, Samsun’dan çıktı.
Ömer ağabey ani bir refleksle İbrahim’in elini tutarak, sordu:
-Ula yeğen sen nerelisin?
-Tireboluluyum efendim!
-Havu çaldığın türküler nerelere ait?
-Sivas, Erzincan, Samsun…
-Ağzına s..sın Sivas’ı, Erzincan’ı, Samsun’u! Ula yeğen, önce kendi yöreni öğren, ötesi sonra da gelir!
Ömer ağabeyin bu ani çıkışı karşısında, Öztürk Serengil’in esprisinden sonra ikinci gülme krizine girmiştik.
Biraz sonra sakinleşen büyük usta:
– Ula yeğen, bana darılma. Ben büyüğünüm. Senin iyiliğini isterim. Sende istikbal var. Bu işten ekmek yersin. Lakin önce kendi yöreni iyi bir öğren. Nasıl olsa diğerlerine sıra gelir, diyerek, şaşkınlıktan mosmor olan sevgili İbrahim’in gönlünü almasını da bilmişti.
Hani şair;
“Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer” demiş ya…
Hem de nasıl…
Bu vesileyle, dönüşü olmayan sonsuz bir yolculuğa çıkan değerli dostlarım Öztürk Serengil, Ömer Akpınar ve Öktem Tunçez’e bir kez daha Allah’dan rahmet diliyorum.
Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
Not: Rahmetli Ömer Akpınar’ın öğütlerini kulağına küpe yapmış olmalı ki, sevgili İbrahim bugün yörede düğünlerin, festivallerin vazgeçilmez bir sanatçısı konumuna gelmiştir. Zaman zaman rastlaşır, o günleri anarız. (S.Ç.)




SAHİL YÜRÜYÜŞ ALANLARI PIRIL PIRIL YAPILIYOR
BELEDİYE MECLİSİ TOPLANDI
GÜL ABLA
ÖNSÖZ NİYETİNE
Giresun Üniversitesi ile Kastamonu Üniversitesi
BELEDİYENİN CADDE VE SOKAK YENİLEME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
USTA SANATÇILAR ANMA ETKİNLİĞİYLE HATIRLANDI
