PAZAR’LIK
pazar deyip geçmemek lazım.. gıymalı günüdür..
net bilgim yok, kimsede olduğunu da sanmam, ama ben ki bu şehrin çocuğuysam genlerim öyle diyo; giresunlu rum’lardan kalma bi gelenektir pazar gıymalısı..
şöyle kurdumdu örgüsünü kafamda, ki hayrettir henüz çalanı olmadı bunun, pazarları kiliseye giderken fırına malzeme bırakılıyo, ayin dönüşü alıp evde ailecek yeniyo.. anneler dinlenmiş oluyo böylece falan..
bin yıldır yazıp durmuşum “kutsal gıymalı ayini” övgüsü altında bu iddaamı, neyi neye dayanarak kurguladığımı bilmeden bu çalındı ama..
helal-ü hoş olsun goçum..
bikez adımı ansalar yeterdi..
***
yok gız bunu anlatacak değildim, ama napim kalbinde nankörlük içeren yareler çok oldu mu, ağzından kaçırıveriyo işte insan..
pazar, aynı zamanda köşe yazarlarının dinlenme günüdür bab-ı ali’de.. yani güya dinlenirdi abilerimiz..
sözüm elbette uğur mumcu, ilhan selçuk gibi bi avuç ustamın dışındadır, sanki diğer günler çok önemli şeyler yazıp dünyanın gidişatını değiştirirlermiş gibi, pazarları “sabun köpüğü” türünde ıvır zıvır yazılar yazardı bu abiler.. ve tabi ablalar..
yerseniz..
***
bencileyin 1982’den beri yerel, 2010’dan beri ulusal basında.. 15 yıldır da şu face denen zıkkımda.. köşe sahibi bi kimsesiz kardeşinizim biliyonuz daa?
elbette ben de gezegenimizi yörüngesinden çıkaracak bişi yazmış değilim ama hiç değilse fuzuli bişi de yazmadım yani ömrümce.. vatanıma, şehrime, Kemal Paşa’ma, Türk edebiyatçılarına hiç ihanet etmedim..
yazı deyip geçmemek lazım..
***
lazım lazım da benim hallarım biraz değüşük idi hep..
gülmece yazılarıma ağlayan çok oldu..
düzyazılarımda şiir tadı bulan çok oldu..
ulan gaza gelip şiir yazdım, hatta cd’si bile yapıldı, çoğu dinleyen “resmen makale yazmışsın be gardeşim” diyerek kutladı beni..
inanılır gibi değil yahu..
(aynen “gaya bey, mandolini aynı bağlama çalar gibi çaluyu bu oğlun” diyerek babama zorla bağlama aldıranların, bağlama çalışımı dinleyince “helal olsun, aynı mandolin çalar gibi çalıyo bağlamayı” diye beni babama övmesi misali)
***
övgü yergi deyip geçmemek lazım..
ilk başta öyleydi tabi, ama şimdi ve hatta epeydir öyle bişi olduğuna katılmıyorum, üzerime yapıştı kaldı şu illet;
-yazılarını girasunca yazuyu!!!
kimileyin övgü bu, kimileyin küçümseme..
oysa kaç kez anlattım.. ben anneannemin ruh haline bürünüp yazıyorum yazılarımı.. tanıdığım en iyi mizahçı, en komik kadın, en absürd komedyen, en içten dindar, en katıksız Atatürkçü ve duru Türkçeyi en iyi gonuşan Anadolu insanı idi çünkü rahmetli kadın..
bunu anlamamak için öküz olmak lazım..
***
öküz deyip geçmemek lazım..
daha yeni geldi kulağıma.. bi daltarak; yazılarımda “bi” sözcüğünü kullanmama takıkmış..
hah bi eksük olan buydu.. tamam olduk şimdi..
kamera şakası mısınız kardeşim?
hangimiz konuşurken “bir” diyoruz.. Allah’ın öküzü şan dersi almışım, normalde “birrrr” diyecek olduğumu bilmiyo muyum?
iyi ama sen bilmiyon işte..
bırak da ben seçeyim, hangisi halk dilidir?
***
halk deyip geçmemek lazım..
olağan koşullarda chpli olması gerekirken, her nasılsa akp yandaşı olmuş çok güzel yürekli bi abim, ki terzidir başka ipucu vermiyim şimdi, berberde yan koltuğuma düşüp demişti ki bana 10 sene evvel;
-gürselcüüm, bu halk 2023’te chp’ye bi şans verecektir..
daha 15 temmuz kalkışması olmamış, akp ile cemaat birbirine girmemiş, ekonomi bu denli bozulmamış, devletin cılkı böylesi çıkmamış…..
gülüp geçtimdi..
***
gülüp geçmemek lazım..
aynen bildi terzi abimiz.. sabun köpüğü yazarlarına yeğ imiş..
***
dün de yan yana düştük berberde..
anımsattım, anımsadı..
onun işi benden önce bitti, mah cemalim henüz köpüklüyken, yani yanıt hakkım yoğiken ne dedi bakar mısınız;
-2028’da bizim akp tarih olacak, chp iktidar olacak..
yan berber koltuğu deyip geçmemek lazım..
***
aziz ve muhterem kardeşlerim,
aha yazım bitiyo.. bu terzi abimle unutulmaz bi hatıram vardır.. şöyle bişi; ilk kitabım baklava desenli ev’de adı geçen insanları bi araya getirip, “kahramanlar buluşması” adı altında bi çay partisi düzenledimdi.. 2011 midir nedir, geçmiş zaman?
bunun da dünyada bi ilk olduğunu sanıyorum ama napim şimdi.. yazsam ego denecek.. yazılarımı nazlı yarim de okuyo, bu nedenle küfür edemeyecem ama yemişim egosunu da megosunu da..
itfaiye müdürü, belediye bandosu şefi, ayakkabı boyacısı dursun abi, vıyvıy ali amca, köpek mehmet amca, ulu ozan bahtiyar dayımoğlu, annem falan gibi, kitabıma konu eylediğim 20 kadar insanla bi araya gelmiş idik.
ne göreyim? bu terzi abimiz de koşa koşa gelmiyo mu çay partimize?
-ula gürsel bana neden haber vermedin?
-abi yanlış anlama, kitapta yer verdiğim kahramanları davet ettimdi!!
-sus döverim, senin asıl kahramanın benim.. rahmetli baban son provaya geldi, takım elbise dikiyordum ona, o gece vefat etti..
-ne diyon abi ya? nerde o takım şimdi?
-amcana hediye ettim..
***
kahraman deyip geçmemek lazım..
cümleten sağlıklı pazarlar dilerim.. önce Gök Tengri’mize sonra Türk hekimlerine emanet olunuz..
ord prof dr gürsel ötker
giresun ünv tıp fakültesi ortopedi hastanesi iliği gemüğü ağrıyan herifler servisi bölüm bşk



Giresun’un Geleceği Hepimizin Sorumluluğudur
Giresun Üniversitesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu’nun Kuruluşu Onaylandı
BELEDİYENİN SAHA ÇALIŞMALARINDA HIZ KESMEK YOK
GİRESUN BELEDİYESPOR SPORCUSU CEREN ÇİFTÇİ ÖNEMLİ BAŞARIYA İMZA ATTI
Bulancak’ta Dolmuş Durakları Yenileniyor
Tiyatro Gazetesi’nin Nisan 178. sayısı…
TEŞEKKÜR VE DAVET
