dünkü yazımın özeti, 500 sene önce anadolu’nun kasaba ve köylerinden nasıl olup da bu kadar çok söz ve ezgi üstadı çıktığı merakıdır..
hem de onca yokluk, yoksunluk içinde?
****
demin çözdüm işi..
ilkin millet bahçesinde çay içerken aklıma düştü, sonra sahilde yürür iken hallettim meseleyi..
sanırım, “elin çocukları” faktörüydü olayımız..
aynen benim annem gibi, o zamanın anaları da devamlı söyleniyordur çocuklarına;
-bak, elin çocukları ne güzel şiirler yazıyo..
-bak, elin çocukları ne güzel bağlama çalıyo..
-bak, elin gızlarının ne güzel sesi var..
bu gadar adamın toplu halde sanatçı / edebiyatçı olmasının başka hiçbi açıklaması olamaz..
****
muhtemelen “ana dolu” adı da buradan gelmektedir..
her iyi işin başında onlar vardır..
harbiden ana doludur toprağımız!!!!



Öğrencimiz Kübra YAZICIOĞLU’na TÜBİTAK 2214-A Programından Destek
GRÜ Eğitim Fakültesinde Akreditasyon Süreci Çalışmaları Devam Ediyor
Giresun Üniversitesi’nde “Kampüs Yaşamında Sağlıklı Beslenme” Masaya Yatırıldı
SORUNSUZ BİR ALTYAPI İÇİN ÇALIŞIYORUZ
AKSU KAVŞAĞI’NDA DÜZENLEME ÇALIŞMALARI İÇİN İLK ADIM ATILDI
BAŞKAN KÖSE, ENGELLİ DERNEKLERİYLE İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU
Söyleşi | Eski Giresun
