“Aldo, sana yemin ederim ki evdeyim… Özür dilerim ama sen hangi numarayı çevirdin? Eee telefonu ben açtığıma göre nerde olabilirim, kapıyı üstüme kilitliyorsun ya… Signora, görüyorsunuz şu kocamı… Alo… Hayır kimseyle konuşmuyorum. Evet, Signora dedim ama… Ben arada kendi kendimi ‘Signora’ diye çağırırım. Hayır, evde kimse yok… Evde kardeşin var ama burada değil, içerde. Evet, bebek uyuyor, evet mamasını verdim, evet çişini de yaptırdım, evet kardeşinin çişini de yaptırdım! Kim sinirli… Diyorum ki için rahat olsun evde herkes çişini yaptı!”

Bu haftanın oyunu, çağdaş tiyatro yazının gelmiş geçmiş -bence elbette- en eğlenceli, en sarkastik, derdini en kıvrak zihinle sunan kadın anlatısı, ‘Yalnız Kadın’. Ekibin yorumladığı haliyle, ‘Karşınızda Yalnız Kadın’. Çağdaş İtalyan halk tiyatrosunun benzersiz ikilisi, -her ikisi de birkaç sene önce ayrıldı hayattan- isimlerine, kocaman birer hınzır gülümseme eşliğinde saygı duruşu borçlu olduğumuz Dario Fo ile Franca Rame’nin kaleminden…