AHMET MEKİN’E ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUM.
[Üç yazıyı birlikte paylaşıyorum.
Katkı yaparsanız çok mutlu olurum.]
TOPAL OSMAN FİLMİ(1)
O zamanlar, orta okuldan sonra üç yıllık olan Giresun Kız Öğretmen Okulu’na 1968 yılında girdim ve sene kaybetmeden 1971 yılında mezun oldum.
Baş rollerini Ahmet Mekin’in oynadığı 1966 yapımı, siyah-beyaz Topal Osman Fimi’ni bu yıllarda izledim.
O zamanlar Giresun’da Lale, Saray ve Yeni Sinema olmak üzere üç sinama salonu vardı, son yılımızda bu sinema salonlarına Şehir Sineması da eklendi…
Bu arada, Şehir Sineması’ın öbürlerine göre, çok çok lüks olduğunu ve bu sinemanın lüks koltuklarının zaman zaman, bazı kendini bilmezler tarafından kesici aletlerle acımasızca kesildiğini de kötü bir anı olarak ekleyeyim…
Aradan uzun yıllar geçtiği için, Topal Osman Filmi’ni hangi sinema salonunda izlediğimi anımsayamıyorum.
Acaba şimdi, bu filmi anımsayan kaç kişi var?
Bu sayının pek fazla olduğunu sanmıyorum…
Yıllarca değişik yerlerde öğretmenlik yaptıktan sonra, 1995 yılında, tekrar ilk görev yerim olan Görele’ye döndüm…
Sohbetlerde, yeri geldikçe Topal Osman Filmi ile tarihi bir roman olan, Şahabettin Uzunkaya’nın yazdığı Seyit Vakkas’ın Oğlu Aktuğ’dan söz etmeye başladım ve bu yapıtların peşine düştüm…
Zamanla gördüm ki, bu iki yapıt Giresun kamu oyunda gündemden düşmüş ve unutulup gitmişti..
21 Aralık 2004 tarihinden başlayarak, yerel gazetelerde haftalık köşe yazıları yazmaya başlayınca, yeri geldiğinde; Giresun için çok önemli olduğunu düşündüğüm bu iki yitik yapıttan sık sık söz ettim…
En sonunda, yanılmıyorsam 2017 veya 2018 yılıydı, Giresun’daki Şair Akengin Kültür merkezindeki bir imza töreninde, konuyu Mehmet Akif Korkmaz hocama açtım, sağ olsun ilgilendi ve romanla ilgili anlattıklarımı not aldı…
Bir süre sonra, konudan Mehmet Akif Korkmaz hocam aracılığı ile haberdar olan Hüseyin Gazi Menteşeoğlu kardeşimizin bu kitabın bir nüshasını bulduğunu öğrendim…
Üzerimden tarihi bir yük kalkmıştı…
Bu haberi alınca, ne denli mutlu olduğumu anlatamam…
Sıra bu kitabın yeniden basılmasına geldi…
Umarım, çok fazla gecikmeden bu hayalimiz de gerçek olur…
Kısacası, yitik iki yapıttan birini bulmuştuk…
Sıra, başrollerini Ahmet Mekin’in oynadığı Topal Osman Fimi’ndeydi…
İlk etapta bu filmi, adı geçen kitaptan daha kolay bulacağımızı düşünüyorduk…
Filmin peşine düşünce, hiçte öyle olmadığını gördük…
Söylenenlere göre, Yeşilçam filim arşivleri Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde devredilirken kaybolmuştu…
Arşiv de olmayan bu filim nerede olabilirdi?
Ben kendi çapımda işin peşini bırakmıyordum, ama henüz bir adım yol almamıştım…
İnternet yaygınlaşınca, filmin afişi sosyal medyada dolaşmaya başladı…
Bu afişi kimin ortaya çıkardığını bilmiyorum, ama her kimse bu kardeşime teşekkürü bir borç biliyorum…
Afişin ortaya çıkması ile umutlanmıştık, ama filimden bir haber yoktu…
Bu arada, filmi bulma umudum kalmadıysa da yine de konuyu sık sık gündeme getirmekten vazgeçemiyordum…
Bu arada imdadıma değerli öğrencim Salih Güdek yetişti…
Bu devirde böyle meraklı gençlerin bulunması insana hem gurur veriyor ve hem de geleceğe umutla bakabilmesine vesile oluyor…
TOPAL OSMAN FİLMİ(2)
Geçen yazımı, “Bu arada imdadıma değerli öğrencim Salih Güdek yetişti…
Bu devirde böyle meraklı gençlerin bulunması insana hem gurur veriyor ve hem de geleceğe umutla bakabilmesine vesile oluyor…” cümleleri ile bitirmiştim.
Filmle ilgili son arama hikayesine geçmeden önce, film hakkında edindiğim bilgileri paylaşmak istiyorum.
Filmin adı: Atatürk’ün Fedaisi TOPAL OSMAN,
Yapımcı şirket: Efes Film,
Yapımcı: Eşref Vural,
Senaryo: Berkhan İnal,
Yönetmen: Ahmet Ural Ozon,
Oyuncular: Ahmet Mekin, Aysen Ay,
Türü: Drama,
Yapım yılı: 1966.
Söylenenlere göre, filmin galası Giresun’da yapılmış ve çok büyük ilgi görmüş…
Görünüşe göre herşey normal gibi, ama değil…
Bu film kayıp…
Gelelim filmi arama hikayemize.
Filmi arama hikayemiz çok eskilere gidiyor, ama biz, hikayenin Salih Güdek’in devreye girdiği günden sonraki kısmını anlatacağız.
Bir ara sosyal medyada, Topal Osman Fimi’nin afişini paylaşarak, bu filmin kayıp olduğunu, tüm cabamıza karşın bulunamadığını yazmıştım.
Bu paylaşımı gören Salih Güdek, hocam ben de bu filmin peşindeyim, dedi ve o güne kadar yaptığı girişimleri anlattı ve eski film ticareti ile uğraşan, İsmail adlı bir arkadaşa ulaştığını ve ondan da filmin, uzun yıllardır Avusturya’da yaşayan ve bu işlerle uğraşan Hüseyin Hüsnü(dedesi de sinamacı) adlı bir kişide olduğunu ve bu kişinin de film için 2500-3000 Avusturya Doları istediğini, söyledi…
Salih Güdek, Hüseyin Hüsnü’ye ulaşınca, o da inandırıcı olmak için, (galiba) filmin fragmanlarını gönderiyor…
Salih Güdek, İsmail adlı arkadaşa durumu iletince; İsmail adlı arkadaş, kendisinin de, Viyana’daki kişinin pek güvenilir biri olmadığını, düşündüğünü söylüyor…
Salih Güdek, bana bunları anlatınca, Hüseyin Hüsnü adlı kişi ile iletime geçmeden, hakkında daha ayrıntılı bilgiler edinmemiz gerektiğine karar veriyor ve konuyu zamana bırakıyoruz…
Bir süre sonra, konuyu sosyal medyada tekrar gündeme getirince, bu paylaşımı gören Salih Güdek, telefonla arayarak, filmi bulmak için, yaptığı son girişimleri anlatı.
Kısaca onları da yazayım:
Salih Güdek, Hüseyin Hüsnü’den umudu kesince, başka arayışlara giriyor…
Bu arada, bu konularla ilgili, Ali Güdek adlı Edremitli bir arkadaş aracılığı ile Topal Osman filminin başrol oyuncusu Ahmet Mekin’e ulaşıyor.
Ahmet Mekin, filmin kendinde olmadığını, bulunmasının kendisini de sevindireceğini, söylüyor…
Salih Güdek, Ahmet Mekin’e de bir sonuç alamayınca, son bir umut olarak, “Bay Yeşilçam” olarak tanınan film yapımcısı, Türker İnanoğlu’nun kişisel film arşivinde olabileceğini düşünüyor, ama oradan da bir sonuç alamıyor…
Salih Güdek’in arayışlara bitiyor mu?
Hayır!.. Şükrü Çoban
TOPAL OSMAN FİLMİ(3)
Önceki yazıyı “Salih Güdek, Ahmet Mekin’e de bir sonuç alamayınca, son bir umut olarak, “Bay Yeşilçam” olarak tanınan film yapımcısı, Türker İnanoğlu’nun kişisel film arşivinde olabileceğini düşünüyor, ama oradan da bir sonuç alamıyor…
Salih Güdek’in arayışlara bitiyor mu?
Hayır!..” cümleleri ile bitirmiştim.
Yaptığım plana göre, bu yazıda da son gelişmeleri yazacaktım.
Bu arada öyle bilgiler geldi ki, bu bilgileri yazıp yazmama konusunda kararsızlığı düştüm ve bu aşamada doğrulanmamış bu bilgileri yazmanın, fazla bir yararı olmayacağını düşünerek, şimdilik yazmamaya karar verdim.
Bundan sonrası, kurumların işi…
(Fakat ne olursa olsun, Topal Osman filmi ile ilgili öğrendiğimiz bilgileri, çok yakında sizlerle paylaşacağım. Çok ilginç bilgiler var.)
Bu arada yarım kalmasın, diye yazayım; yıllar önce, Yeşilçam filim arşivinin Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin ilgili bölümüne taşındığını öğrenmiştik.
Bu arşivi çok önemsiyorduk…
Durumu Salih Güdek’e anlattım. O da sağ olsun, kısa sürede ilgili birimdeki görevlilere ulaşıp bilgi aldı.
Görevli; kurumlarına böyle bir arşiv teslim edilmediğini, ama kendilerinin buldukları Yeşilçam filmlerini arşivlediklerini ve bu filimler içinde aranan Topal Osman filminin olmadığını söylemiş.
Görevli ne kadar konuya hakimdi bilemiyoruz…
Kayıp olan bu filmi nerede bulabiliriz, diye düşünürken aklıma, bir zamanlar Eynesil’de sinamacılık yapan Mehmet Taşıtçı nam-ı diğer Patron Mehmet geldi.
Görünce ona, sizin zamanınızda, filimler nasıl geliyordu ve işi biten bu filimleri ne yapıyordunuz, diye sordum.
O da, filimleri, Samsun’dan gelen gazete arabaları, galvanizli iki kutu içinde getirip, gazete paketleri ile birlikte yolun kıyısına bırakır, biz de gider alırdık.
Kutuların her birinde iki filim makarası olur, biz oları ikişer ikişer birleştirir ve iki bölüm olarak gösterirdik…
İşin biten filimleri de kutularına koyar, aldığımız yere bırakırdık…
Gösterimi biten filimler tekrar Samsun’daki dağıtım şirketine geri giderdi.
Film işini bıraktıktan sonra o şirketlerle ilişkim kalmadı, filmlerin akibeti ile ile de herhangi bir bilgim yok, diye anlattı…
Son olarak Kazım Çende’nin Mehmet Akif Korkmaz’ın Fesbuktaki bir paylaşımının altına yaptığı yorumu, çok önemli bulduğum için, izniyle ve çok teşekkür ederek buraya alıyorum.
İşte o yorum:
“Yeniyol’daki açık sinema Yeni sinemamadır adını unuttum.
Uzun süre kapalı kalıp, kar kış etkisiyle çökmüştü…
Öğretmen Evi tarafına doğru, saçılmış onlarca makaralarda sarılı filmler vardı…
Biz de meraktan, 1-2 tanesini eve getirmiştik…
Ama bir şey anlamayınca çöpe atmıştık.
O makaralara sahip çıkan ve saklayanlar var mı bilmiyorum.
Yeni yoldakiler bir şeyler bilir herhalde…
Söylediğim yıllar 1978 di.”
Kısa ve öz; ama önemli…
Haftaya olmasa da konuya devam edeceğiz. (24.10.2024)




GENÇ KIZILAY GİRESUN, KIZILAY HAFTASI’NDA MİNİK ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU
BAŞKAN KÖSE: “MUHTARLARIMIZ DEMOKRASİNİN VAZGEÇİLMEZ UNSURUDUR”
ROZET
MEHMET LARÇIN VEFATININ 24. YILINDA ANILDI
GİRESUN BELEDİYESİ EKİPLERİ ŞEHİR GENELİNDE ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR
BULANCAK’TA CUMHURİYET COŞKUSU FENER ALAYIYLA SOKAKLARA TAŞTI
CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜ COŞKU İÇİNDE GEÇTİ GİRESUN’DA ON BİNLER CUMHURİYET’E YÜRÜDÜ
