Giresun Sanat

BESTELENEN BİRKAÇ GÜFTE (ŞARKI SÖZÜ) DENEMEM ÜZERİNE-6

BESTELENEN BİRKAÇ GÜFTE (ŞARKI SÖZÜ) DENEMEM ÜZERİNE-6
9 kez
26 Ocak 2026 - 9:19
4. “SEN SEVGİDEN NE ANLARSIN”
Değerli dostlar.
Önceki yazılarımda, bugüne kadar bestelenen 7 güftemden 3’ünün kısa öyküsünü anlatmış, notalarını vermiştim.
Bugün sıra, bestelenen 7 güftemizden 4’üncüsünde:
“SEN SEVGİDEN NE ANLARSIN”
Bestekarına gelince…
Onu anlatmaya değil satırlar, sayfalar, hatta kitaplar yetmez.
Ama ben yine de birkaç satırla hatırlatayım.
Türk Sanat Müziği’nde yenilikler yaparak 1960 ve 70’lere damgasını vuran, adına dernek bile kurulan ünlü bir ses sanatçısı olduğu gibi, ayrıca çoğu popüler olmuş 300 civarında besteye de imza atmış olan ülkemizin en büyük bestekarlarından biridir.
Yaşı 60’ın altında olanlar pek tanımasalar da, şu sayacağım birkaç bestesini yediden, yetmişe sanırım bilmeyen yoktur: Agora meyhanesi, Arım balım peteğim, Boş kalan çerçeve, Oyun bitti, Adını anmayacağım, Benim de canım var, Seven ne yapmaz…
Evet, bu güftemin bestekarı da, 19 Mart 2024 tarihinde sonsuzluğa uğradığımız İsmet Nedim’dir.
1960’lı yıllarda biz de onun milyonlarca hayranından biri idik. Bu hayranlığımız 1984 yılında aile dostluğuna dönüşünce, haliyle iyice içli-dışlı olmaya başladık.
Bir gün tüm cesaretimi toparlayarak, “İsmet abi” dedim:
-“Benim de bazı güfte denemelerim var, görmek ister misin?”
“Ne demek Seyficiğim” dedi:
-“Bana da yeni, denenmemiş sözler lazım. Yıllardır Mehmet Erbulan kardeşimle birlikte çalıştık, çok güzel eserler ürettik. Yani demem o ki, onunla biz bir elmanın yarısı gibi idik. Bir de seni görelim, bakalım!”
Tabi bizim bir Mehmet Erbulan olabilmemiz için kırk fırın ekmek yememiz lazım.
Neyse, uzatmayayım.
Yanımda götürdüğüm 5-6 denememi kendisine uzattım.
Teker teker bakıp, kısık bir sesle -re,re, sol, la…- mırıldanmaya başladı. Sonra bana dönerek;
-“Aslansın be Seyficiğim, sende bir şeyler var” diyerek iltifatta bulundu.
Aradan çok geçmeden nihavent makamında besteleyip (15 Kasım 1989 Berlin), notasının bir kopyasını bana verdi.
Bir süre sonra da, Berlin’den öğrencisi olan Nesibe adlı genç bir sanatçı bu eserimizi, değerli dostum Şerif Şölen’e ait Şölen Plakçılık’a yaptığı bir albümüne koydu.
İsmet Nedim de, 2012 yılında Medya Müzik tarafından çıkarılan 22 bestesinden oluşan “Taş Plaktan Günümüze (1958-2012)” adlı albümüne aldı.
(Bu albümün tanıtım yazısı tarafımdan kaleme alınmıştır. S.Ç.)
İsmet Nedim, besteye, bana ait olmayan sözlerle giriş yapmış, bana ait iki dörtlükten (aşağıda) ilkini nakarat, ikincisini ise meyan olarak kullanmış:
Gel dedin de, gelmedim mi?
Aşk istedin, vermedim mi?
Ölesiye sevmedim mi?
Sen sevgiden ne anlarsın!
***
Ateş olsan ne yaparsın,
Cürmün kadar yer yakarsın,
Bırak aşkım sende kalsın,
Sen sevgiden ne anlarsın!.
Ancak, yazı dizimizin başlarında da ifade ettiğimiz gibi piyasada arabesk hakim olduğu için bu eserimiz de beklediğimiz patlamayı yapamadan anılarımızdaki yerini aldı.
(Bestelenen güftelerimizden “İnceldiği yerden kopsun”u da yarın anlatalım. S.Ç.)
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
ANKET

Sitem nasıl?

  • İyi (61%, 49 Oylar)
  • Mükemmel (25%, 20 Oylar)
  • İyileştirilebilir (10%, 8 Oylar)
  • Kötü (4%, 3 Oylar)
  • Yorum Yok (0%, 0 Oylar)

Toplam oy veren: 80

Yükleniyor ... Yükleniyor ...