Değerli dostlar.
“Bazı şarkılar/Türküler ve Öyküleri” yazı dizimizin ilk sırasını “Samanyolu”na
vermiş, ünlü ses sanatçısı ve bestekar İsmet Nedim’in ağzından öyküsünü anlatmıştım.
Bugün ikinci sırayı “Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar”a verdik.
Şimdi geçelim “Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar”ın traji-komik öyküsüne.
TSM’nin ünlü ses sanatçısı ve bestekarı İsmet Nedim’e Silivri Selimpaşa’daki
yazlığında yaptığım mutat ziyaretlerimden birinde, kendisinden sonra en sevdiğim bestekarın
Teoman Alpay olduğunu, onunla bir arkadaşlığının olup olmadığını sormuştum.
O da cevaben, iki yakın dost ve arkadaş olduklarını, birçok kereler aynı sahneyi
paylaştıklarını ifade etmiş, onunla ilgili bazı anıları da benimle paylaşmıştı. Bu anılarından
“Samanyolu”nu bir önceki yazımızda anlatmıştık.
Teoman Alpay’la olan anılarından ikincisi ise, “Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar”dı. Evet, bugün sıra “Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar”da.
Ünlü ses sanatçısı ve bestekar İsmet Nedim anlatıyor:
“Yıl 1968.
Eskişehir Belediye Gazinosu’nda programlar yapıyoruz.
Bu programlarımızdan birinden önce, sazcılarımın arasında bulunan Udi Bestekar
Teoman Alpay, “İsmetçiğim” dedi:
-“Yeni bir beste yaptım, bu akşam ilk defa senin seslendirmeni rica ediyorum. Bu
arada udumla bir de solo yapar, şarkının bazı bölümlerinde düet de yaparız. Nasıl, olur mu?
Seyficiğim, Teoman Bey, TSM’de bir ekoldür. Çok güzel bestelere imza atmıştır. Lakin içki gibi kötü bir alışkanlığı olduğundan, ayık olduğu zaman pek nadirdir. İçtiği vakit de, kendini kaybederdi. Bu nedenle bir sarhoşluk anında “Samanyolu” gibi güzelim bestesini bestekarlıkla ilgisi olmayan, sadece filmlerin müzik direktörlüğünü yapan Metin Bükey’e kaptırmıştır. Bu huyunu bildiğim için, Teoman Bey, dedim, “şarkını okurum okumasına da, bir şartla; bu akşam içmeyeceksin, söz mü?”
-Söz, İşmetçiğim, içmeyeceğim, dedi.
Neyse, notayı verdi bana.
Sazcılarımla provasını yaptık.
Nihayet program saati geldi çattı.
Teoman abinin de aralarında olduğu sazcılar yerlerini aldı.
Programa başladım.
Sıra, Teoman beyin bestesine geldi.
Şarkının giriş nağmesinden sonra, şarkıya başladım:
“-Gökyüzünde yalnız gezeeen yıldızlaaaarr…”
O da ne?
Arkamda “küt” diye bir ses.
Bir taraftan şarkımı okurken, diğer yandan arkama dönüp baktım.
Bir de ne göreyim.
Teoman abi iki seksen yere uzanmış; udu bir yanda, kendi bir yanda.
Elimle saz arkadaşlarıma “devam” işareti verdim.
Görevliler koşarak Teoman abiyi kaldırıp yerine oturttular.
Evet, huylu huyundan vazgeçmemiş, en mutlu olması gereken o gece ölçüyü yine kaçırmıştı, Teoman bey.”
***







Giresun’un Geleceği Hepimizin Sorumluluğudur
Giresun Üniversitesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu’nun Kuruluşu Onaylandı
BELEDİYENİN SAHA ÇALIŞMALARINDA HIZ KESMEK YOK
GİRESUN BELEDİYESPOR SPORCUSU CEREN ÇİFTÇİ ÖNEMLİ BAŞARIYA İMZA ATTI
Bulancak’ta Dolmuş Durakları Yenileniyor
Tiyatro Gazetesi’nin Nisan 178. sayısı…
TEŞEKKÜR VE DAVET
