Giresun Sanat

Haftanın Kitapları

Haftanın Kitapları
50 kez
20 Haziran 2021 - 13:57

Haftanın Kitapları

Özkan Saçkan’dan Haftanın Kitapları…

Özkan SAÇKAN

Mutluluk bir eylemdir

Eleanor H. Porter’den Pollyanna. Çevirmenliğini Zeynep Bilgin’in yaptığı kitap raflarda. 1913 yılında yayımlandığından beri pek çok dilde milyonlar satan ve defalarca sinemaya da uyarlanan Pollyanna, tarifi giderek güçleşen mutluluk kavramıyla bir kez daha yüzleştiriyor okuru. Pollyanna’nın kederle dolu yaşamının ayrılmaz bir parçası olan Mutluluk Oyunu’na daha yakından bakmanın tam zamanı… Mutluluk Oyunu, her olumsuz deneyimin içinde mutlu hissettirecek bir şeyler bulabilme becerisi değildir sadece. Mutluluğun emekle ve çabayla mümkün olabileceğinin farkında olmaktır aynı zamanda… Mutluluk, koşulsuz ve çabasız olan değildir. Mutluluk bir eylemdir. (Genç Destek)

Kozmik Oda’dan çıkan belgeler ne oldu?

Erkan Yılmaz Büyükköprü’den Kozmik Albay – Kozmik Oda Operasyonu. “Arınç’a suikast” tezgahıyla başlayan ve Albay’ın adres yazılı kâğıdı yutmaya çalıştığı yalanıyla süren Kozmik Oda operasyonu, kumpasların en sinsisiydi… Bir yanı hep sis perdesinin arkasında kalan bu tarihi olayı ilk defa tüm ayrıntılarıyla okuyacaksınız: Operasyonda kimler, hangi rolleri aldılar? Kozmik Oda’ya ısrarla telefonuyla giren Hâkim’in iletişimini hangi komutan “jammer” getirterek önledi? Hâkim ve Tümgeneral’in haftalar süren sinir harbi ve karşılıklı tutulan tutanaklar… Kozmik Oda’daki gizli bilgileri kimler korudu, kimler daha sonra teslim etti? Kozmik Oda’dan çıkan belgeler ne oldu? Kozmik Oda operasyonunu başlatacak telefon ihbarının yapıldığı yerden, önce hangi asker arandı? O asker, Kozmik Oda belgelerinin tesliminde ve ardından 15 Temmuz darbe girişiminde hangi rolleri aldı? (Kırmızı Kedi Yayınevi)

Berlin’den Bergama’ya uzanan bir macera

Ahmet Ümit’ten Kayıp Tanrılar Ülkesi. Yazardan polisiyeyi arkeoloji ve mitolojiyle harmanlayan usta işi bir roman. Berlin Emniyet Müdürlüğü’nün cevval baş komiseri Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker, göçmenlerin, işgal evlerinin ve sokak sanatçılarının renklendirdiği Berlin sokaklarından Bergama’ya uzanan bir macerada, hayatı ve insanları yok etmeye muktedir sırların peşinde bir seri cinayetler dizisini çözmeye çalışıyor. Soruşturmanın Türkiye ayağında sürpriz bir ismin olaya dahil olmasıyla heyecanın dozu gitgide artıyor. Kitap Zeus Altarı ve Pergamon Tapınağı’nın gölgesinde mitlere günümüzde yeniden hayat verirken, suçun çağlar ve kültürler boyu değişmeyen doğasını bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor. (Yapı Kredi Yayınları)

Karia kültür izlerinde yol almak

Umut M. Doğan’dan Karia-Tarih Öncesinden Yakın Çağlara Uzanan Miras. Tarihin Babası Herodot, kendi soydaşı Karialıların Girit’ten Anadolu’ya göç ettiği söylencelerini anlattıktan sonra onların bu düşünceyi kabul etmediğini, göçmenliği reddedip bu toprakların kadim sahibi olduklarına dair düşüncelerini aktarır. Karialıların bu kararlı sahiplenişi, Anadolu yurdunun bin yıllara yaslanan derin kültür belleği ve ayrıcalıklı, eşsiz doğasından kaynaklanmış olmalıdır. Karia, kendine has kültürel geçmişi, dünyaca ünlü, özgün anıtları ve tüm bunları koynunda saklayan bakir coğrafyasıyla büyük bir açık hava müzesidir. Bölgenin kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına, yol alan gezginlerin her kilometrede yepyeni bir kültürel zenginlikle karşılaşmaya hazır olması gerekir. Karia yollarında, eşsiz anıtları barındıran kentleri, yüreği serinleten dağ yamaçları, insanı sarıp sarmalayan yeşil dokusu, teni, ruhu serinleten Ege ve Akdeniz suları gezginlere her daim eşlik eder. Anadolu’nun derinliklerine kök salmış binlerce yıllık Karia kültür izlerinde yol almak ayrıcalıklı bir deneyimdir. (Uranus Yayınları)

İdealist bir insanın duygusal hikâyesi

Bülent Ersan’dan Noktalar Arasında Kalan. Yaşamınız sırasında yürüyüp giderken, bazı dönemler sizi öylesine derinden etkiler ki, sonlarına birer nokta koyup onları aştığınızı sanırsınız. Oysa aslında o noktaların arasında takılıp kalmışsınızdır. Bu romanı; birisi 12 Eylül 1980 askeri darbesine, diğeri 1988 dünya ekonomik krizine rastlayan iki ayrı dönemde yaşadıklarımdan yararlanarak yazdım. Amacım, bu ülkenin siyasi ve ekonomik gelişmelerinin etkisi altında; çalışan, seven ve kendisini gerçekleştirmeye çalışan ‘idealist’ bir insanın, düşünsel ve duygusal hikâyesini anlatmaya çalışmaktı. Güzel ülkemin güzel insanlarına ve hikâyemi paylaşabildiğim herkese, yüreğimden kopup gelen içten sevgilerimi iletiyorum. (KDY)

Yaşantıların harmanlanması

Mustafa Tokgöz’den Ağıldaki Kızılcık. Yazarın bu öykülerinde geçmişin geleceğe etkisi anlatılıyor. Psikoloji ile gerçek hayatın karşılıklı ilişkisinin öğrencilik dönemlerinden kalan iç hesaplaşmalar da eklenerek ortaya çıkardığı dramatik sonuçlar vurgulanıyor. Yaşantıların harmanlanması ve düşüncelerin derinliğine doğru çıkılan yolculuklar karşılıklı diyaloglarla veriliyor. Etki bırakan sözlerin peşine takılıp sürükleme, yaşlılık ve yalnızlığın insan davranışlarına etkisi anlatılırken, insan ilişkilerinde istenilen düzeye ulaşamama, insanın kendini ifade edememesinden kaynaklanan can sıkıntısı ve hayıflanma gözler önüne seriliyor. Özellikle çocuklukta ekilen tohumların yetişkinlik dönemlerinde çizdiği yönler, psikolojik ve yoğun bir dil ile sunulmaktadır. (Kora Yayın)

Öğretmenin gerilimli kaçak günleri

Mehmet Başaran’dan Eylülün Kızgın Soluğu. Yazar ülke tarihinde kara bir leke olan 12 Eylül dönemini, Giz Kokan Suskunluk’ta olduğu gibi bir kez daha, belgelerden ve yaşanmışlıklardan yola çıkarak romana taşıyor; okuyana, kitaba düşman gerici bir zihniyeti eleştirel olarak sergilerken faşizmin bıraktığı yaraları, derin izleri de gündeme getiriyor. Kitap, gözdağı vermek için açılan düzmece Ceylanköy davasına bir elebaşı olarak dahil edilen Mehmet Can öğretmenin gerimli kaçak günlerini, korkularını, endişelerini, tinsel dünyasını; dostlarını, düşmanlarını, ailesine yapılan baskıları yazara özgü şiirsel biçemle okuyoruz… (Literatür Yayıncılık)

Çözüm odaklı teklif ve beklentiler

Dijital Dönüşüm… Dijital teknolojilerin gelişimiyle farklılaşan pazar koşulları, müşteriyi dijital dönüşüme ayak uyduran işletmelere yönlendiriyor. Dijitalleşme aynı zamanda müşterileri daha hızlı, daha farklı, çözüm odaklı teklif ve beklentileri olan dijital bireyler haline de getiriyor. İşletmeler bu gibi değişimlere uyum sağlama yönünde kendilerini büyük bir baskı altında hissediyor. Bu yüzden dijital dönüşüm işletmelerin kendilerini bu dinamik ortama adapte edebilmeleri için en önemli unsurlardan biri haline geldi. İş dünyasında yaşanan dijital dönüşümü endüstrilerden bağımsız olarak değerlendiren ve uygulama örnekleriyle bu alandaki gelişim ve uyum süreçleri üzerinde duran elinizdeki kitap; olayın hem teknik hem de sosyal boyutuna değiniyor. (Maltepe Üniversitesi Kitapları)

Yazar hayata bakmaya çağırıyor sizleri

Meliha Akay’dan Doğu İstanbul’un Batısı. Zor değildi. Çok şey istemedim ki ben. Ruhum, dışarıdaki dünyanın çamuruna bulanmasın istedim, onu kirletemesinler istedim. Özümü görmek, onunla kalmak istedim. Sakinleşmek, düşleyebilmek istedim. Yeniden güçlenebilmek için kendimle kalmak istedim. Olmuyor. Hayat bırakmıyor! Ben kaçtıkça inadına kolumdan hoyratça çekip ‘Gidemezsin, bu düzenin bir parçasısın!’ diyor. Sonra da uyumsuz oluyorum öyle mi? Uyum dediğiniz nedir, hiç öğrenemedim. Hiç! Yaşadığımız yüzyıl insanının korkularını, yalnızlığını, umutlarını, değişime ayak uydurma çabalarını, hayatı yakalama telaşlarını, aşklarını, yanılgılarını, beklentilerini ve trajikomik hallerini anlatan bu macera romanında yazar yüreğinizin en ücra köşesindeki gökkuşağının üzerinden hayata bakmaya çağırıyor sizleri. Belki de daha önce hiç bakmadığınız gibi… (Mavi Nefes)

Farklı konularda yol gösteriyor

Merdümgiriz: Dönüş-Yenilen-İyileş. Aşkım Kapışmak. “Sevgili Merdümgiriz! Dönüşebilir, yenilenebilir ve iyileşebilirsin. Aşkta, parada, sevgide, mutlulukta istediğin yaşamı gerçek kılabilirsin. Kendine karşı samimiyetle ve şefkatle yaklaştığında yenilenip iyileştiğine şahit olabilirsin. Bunu gerçekten başarabilirsin.” Aşkım Kapışmak, Merdümgiriz’de okurların çıkmaza giren duygularıyla yüzleşmelerini sağlıyor. Kayıtsızlık, sevme becerisi, olumsuz düşünme, vazgeçme bilgeliği gibi farklı konularda yol göstererek kılavuzluk yapıyor. Merdümgiriz hayata yeni bir bakış açısıyla bakmak, dönüşmek, yenilenmek ve iyileşmek isteyenler için bir yol haritası niteliğinde… (Nemesis Kitap)

Aile kavramını sorguluyor, okura sarsıcı keşifler sunuyor

Luigi Ballerini’den Adı Sıfır. İnsanın kalbine, dünyanın geleceğine dron uçuşu… Dış dünyadan habersiz yaşayan bir genç. Ekranlardan ve bilgisayarlardan oluşan steril bir dünyada, kimseyle temas etmeden tek başına büyüyen biri. Tek bir canlıya dokunmadan, yağmura, kara maruz kalmadan. Bu sanal hayattan gerçek dünyaya adım attığı o gün, on altı yıldır bildikleri işine yaramaz olur… Çağdaş İtalyan edebiyatının ödüllü yazarı, bilimkurguyla distopyayı ustaca harmanlıyor. Teknolojiyle biçimlenen dünyanın geleceğine “dronlar eşliğinde” bakıyor, aile kavramını sorguluyor, okura sarsıcı keşifler sunuyor. Günlük yaşamın her ânını ele geçiren teknolojinin etik sınırlarını ve kullanım amaçlarını sorgulayan roman dünyanın geleceğini düşünenleri, insanın en temel duygularında keşfe çıkarıyor. (On8 Kitap)

Heyecan verici… Bir özgürlük çağrısı

Pauline Harmange’de Erkeklerden Nefret Ediyorum. Kadınlar, bilhassa da feministler uzun zamandan beri erkek düşmanlığıyla suçlanıyor. Kadınlarsa bu iddiayı içgüdüsel olarak reddediyor, ne de olsa geçmişte bundan çok daha azı yüzünden kazıklarda yakıldılar. Peki ya erkeklere güvenmemek, onlardan hoşlanmamak –ve evet, belki de nefret etmek– cinsiyetçiliğe karşı etkili bir cevapsa? “Erkekleri sevmeme hakkımız olmalı” diyen yazar bu kitapta, kişisel düzeyde değil de genel anlamda kadınların erkeklerden hoşlanmama ve onlara güvenmeme hakkına sahip olması gerektiğini savunurken, kadın dayanışmasına yönelik modern tavırları sorguluyor. Heyecan verici… Bir özgürlük çağrısı. Yazarın yazını kadınlara ve onların yeteneklerine sarsılmaz bir inançla dolup taşıyor. The Independent. (Mundi Kitap)

Anaokuluna gitmek ne büyük maceraydı

Marianne Dubuc’tan Haydi Okula. Pom bir sonraki sene anaokuluna başlayacaktı. Öyle hevesliydi ki şimdiden arkadaşlarının okullarını ziyaret etmeye karar verdi. Minik Zıpla Okulu’nda tavşancıklar harfleri ve sayıları öğreniyordu. Yeşil Sazlık Okulu’nda kurbağalar birbirinden güzel resimler yapıyordu. Evvel Zaman Okulu’nda kurtlar kütüphanede toplanmış kitap okuyordu. Acaba Pom’un hayalindeki okul da bütün bunların bir karışımı olabilir miydi? Anaokuluna gitmek ne büyük maceraydı! Ödüllü çizer ve yazar çocukları neşeli, ayrıntılarla bezeli bir keşfe çıkarıyor. Yuvaların, anasınıflarının sıcacık rutinlerinin anlatıldığı sayfalar küçük okurları okula hazırlayacak, okula gidenlere ise tanıdık detaylar üzerinden kendi deneyimlerine bakma fırsatı sunacak. (Redhouse Kidz Yayınları)

Mülakata katılacak adaylar için yol gösterici

Tolga Erdinç’ten Mülakata Giderken. İş görüşmeleri için farklı bir rehber… Uzun yıllar yurt dışında ve yurt içinde mülakatlar gerçekleştirmiş bir yönetici olarak öğrendiklerimden ve değerli yöneticilerimin deneyimlerinden yararlanarak hazırlamış olduğum bu kitap, hem mülakatı gerçekleştiren uzmanların başvurabileceği bir soru kaynağı hem de mülakata katılacak adaylar için bir yol gösterici olarak hazırlandı. Başarılarınıza başarı katması dileğiyle… (Remzi Kitabevi)

Rönesans düşünce ve sanatı üzerine

Frances Yates’ten Giordano Bruno ve Hermetik Gelenek. Yıl 1460: İstanbul’un fethinden yedi yıl sonra, Bizanslı ulemanın beraberinde getirdiği elyazmaları Floransa Sarayı’nda antikçağ felsefesi üzerine hummalı bir çalışma başlatır. Tam bu sırada, Makedonya’dan ulaşan Yunanca bir elyazmasıyla akan sular durur. Bu metin, Rönesans düşünce ve sanatı üzerinde kuvvetli bir tesir bırakacak olan Hermetik Külliyattır. Hafiye romanlarını aratmayacak bir merak duygusunun önderlik ettiği bu araştırmada yazar, “Din Savaşları” döneminde Avrupa’da ilahiyat, felsefe ve büyü arasında yeniden çizilmekte olan sınırları Hermetik geleneğin en önde gelen temsilcisi Giordano Bruno’nun İtalya’dan başlayıp Paris, Londra, Almanya, hatta Prag’a uzanan ve Venedik’te son bulan serüveni üzerinden irdeliyor. (Say Yayınları)

Okunması gereken bir kitap

James Ball’dan Sistem-Dünyayı Ele Geçiren İnternet Aslında Kimin Elinde. İnternet, temelde kablolar ve bağlantılardan oluşan bir ağdır; dünyayı sarıp sarmalayan, veri merkezlerini birbirine ve nihayetinde bize bağlayan teller ağıdır. Peki, tüm bu ağların sahibi, finansörü, denetleyicisi kim? Bu devasa sistem nasıl gelişti? Ekonomi ve politikayı kullanarak toplumu nasıl şekillendirdi? Yazar, bilgisayar bilimcilerden kablolu yayıncılara, milyarder yatırımcılardan reklamcılara, aktivistlerden istihbarat kurumlarına kadar pek çok kişiyle röportaj yaparak internetin keşfedildiği ilk günden günümüze kadarki dönüşümünün kısa  tarihini yazıyor. “Tam da bu zamanda okunması gereken bir kitap.” ―Spectator. (Timaş Yayınları)

Yeryüzünün büyük güçleri

Stanislaw Lem’den Dünya’da Barış. Uzay gezgini Ijon Tichy’nin akıl almaz maceraları tam gaz devam ediyor. Bu defa Ay Bürosunun verdiği gizli bir görevle, yeryüzünün büyük güçlerinin devasa cephaneliğine ve savaş oyunu meydanına dönmüş Ay’a iniyor. Burada uğradığı görünmez saldırıyla korpus kallozumu kesiliyor. O da mı ne? Beynin sağ ve sol yarımkürelerinin bağlantısını kesen bir musibet. Bu saldırıyla ikileşen kahramanımızın, sol yanıyla iletişim kurmak ve neler olduğunu bölük pörçük de olsa hatırlamak için hem Dünya’da hem de hafızasında atıldığı, mizah dozu yüksek bir eğlenceye hazır olun. (Alfa Yayınları)

İstersen her şeyi yapabilme gücün var

Elif Kiraz’dan Şifanın Gücü. Kendi gücünün farkına var. İstersen her şeyi yapabilme gücün var; sıkıntılardan, sağlık sorunlarından, hayatındaki tüm negatif olaylardan kurtulmak ve muhteşem kapıları açmak! İşte hayatına açılan bu muhteşem kapıların anahtarı sende. Kendinizin farkına varıp, Yaradan’ın bahşettiği gücün sizin olduğunu anlayıp, hayatınızı değiştirebileceğinizi bu kitap vasıtasıyla sizlere sunuyorum. Hadi gelin hep beraber muhteşem değişimin kapıların bu sihirli kitap ile açalım. Sahip olduğun yetenekler sana bahşedilenlerdir. Korkma, yolunu bulamayan şifacı, yalnız değilsin; kocaman bir ailen var, yüreğimde yerin  var. “Bul beni” demiştim zamanda sana seslenerek. “Bul beni ve yak kandilleri.” Kutlu olsun buldun beni! Artık bizim zamanımız başladı… (Az Kitap)

Yoga dönüştürme gücüne sahiptir

Peter H. Reynolds’tan Ben Yogayım. Çok büyük bir dünyada kendimi küçük hissettiğimde zihnimi, bedenimi ve nefesimi sakinleştiririm. Hayal edebilir ve yaratıcılığımı sergilerim. Ben Yogayım. Bulutların arasına yükselen bir kartal veya gece gökyüzünde parıldayan bir yıldız… Çölde bir deve veya denize yelken açan bir tekne… Yoga dönüştürme gücüne sahiptir. Yalnızca bedeni güçlendirip zihni sakinleştirmekle kalmaz, aynı zamanda biraz hayal gücü ile bize her şeyin mümkün olabileceğini gösterir. Kitap, çocukları yogayı keşfetmeleri ve onun ötesindeki dünyaya yüreklerinde yer açmaları için cesaretlendiriyor. (Altın Kitaplar)


 
İkisi de birbirinin hikâyesini yarım bıraktı

İclal Aydın’dan Söylenmemiş Sözler. Üzüm ve zeytinin, yağ, bal ve şarap küplerinin, kadırgaların, bin bir şifalı otun en eski vatanı Urla. Dünyanın zalimliği ve insanın vahşiliğinden şüphesi olmayanları, dünyanın güzelliği ve insanın iyiliğine inandıran bir yer burası. Bir zamanların efsane gazetecisi, dünyaya küskün Oktay Onur Yortan’ın ise çocukluğunun huzurlu bahçesi. Dünyadaki değer yitimine isyan edip tüm kariyerinden ve hayatın yüklerinden vazgeçip sığındığı liman. Kaçıp geldiği geçmişinden ve eski güzel günlerin anısından seçip sakladığı eski aşkı Filiz Canan şimdi kıymeti bilinememiş, kaçırılmış bir mutluluk fırsatı artık. Söylenememiş sözlerin altında kalan koca bir ömürde ikisi de birbirinin hikâyesini yarım bıraktı. (Artemis Yayınları)

Gecenin sessizliğini yırtan bir çığlık

Tayfun Karadeniz’den Gönül Devrimi. Gecenin sessizliğini yırtan bir çığlık sesi gibi yankılandı ani frenle bir anda kilitlenen beyaz yanaklı lastiklerin, kaliteli asfaltta ortaya çıkan ses… İstanbul vardı bugün ayaklarının altında. Gümüş balığı kaplıydı sanki Marmara Denizi… “Gönlün gönlümün mabedidir Sevgili; günde yüz bin vakit tavaf döndüğüm…” (Ateş Yayınları)

Eskiyle savaşmak yerine yeniyi yaratmak

Ceni İpekoğlu’ndan Hayatımın Efendisiyim. Mutsuzlukların mutluluğa dönüşmesini, sıkıntıların yaşama sevincine, endişe ve kaygıların sevgiye, yaşam amacını bulup o yolda gitmeye, içindeki gerçek ‘sen’i tanıyıp özünle buluşmaya, hedeflerine başarıyla yol almana, kim olduğunu, neden bu yaşamda olduğunu kendini fark ederek gerçek mucizelerini yaşamaya, hayatının senin elinde olduğunu anlamaya, içindeki sonsuz gücüne uyanmaya, tek ve biricik olduğunu bilmeye, her şeyin şifasının sende olduğunu öğrenmeye, her anını keyifle ve coşkuyla geçirmeye seni davet ediyorum… “Olası en kötü şeyin başınıza gelmesinden korkmak yerine, olası en iyi şeyin beklentisi içinde olun.” Değişimin sırrı: Tüm enerjini eskiyle savaşmak yerine yeniyi yaratmak için odaklamandır… (Başlık Yayın Grubu)

Farklı kuşakları anlatan bir roman

Esme Weijun Wang’tan Cennetin Sınırı. 2017’de Granta’nın, En İyi Genç Amerikalı Romancılar arasında gösterdiği yazar, büyük yankı uyandıran ilk romanında aşka, aileye, göçmenliğe ve akıl sağlığına dair son derece etkileyici, ezberleri bozan bir hikâyeyi ustalıklı bir kurguyla anlatıyor. “Evliliğin anlamı, dilin sınırları ve zihnin kaçınılmaz ıssızlığı üzerine nefes kesici bir roman. Yazarın kalemi sizi büyüleyecek, etkisinden uzun süre çıkamayacaksınız.”  Jennifer Dubois, Cartwheel kitabının yazarı. “Farklı kuşakları anlatan, ustalıkla kurgulanmış, akıl hastalığına dürüstlükle yaklaşan bir roman.” Barbara Hoffert, Library Journal (Bilgi Yayınevi)

Farklı yaşanan tek bir hayatın yolculuğu

Jenny Erpenbeck’ten Bütün Günlerin Akşamı. İnsan kaç kere ölebilir? Ölüm ânı gelip çattığında kimdir? Kitap, küçük tesadüflerle başka zamanlara, başka mekânlara sürüklenen, bir yanıyla hep aynı ama aslında farklı yaşanan tek bir hayatın yolculuğu. Bir ömür seyri. Çünkü bir kez başlayan bir hayat için günün sonu hep akşam ve orada ölüm var. Yazar bizi 20. yüzyıl boyunca Galiçya’dan Viyana’ya, Moskova’dan Berlin’e uzanan farklı kültürel coğrafyalarda, farklı siyasal iklimlerde, tek bir ömrün kucaklayabileceği olası hayatlarda dolaştırıyor. “Erpenbeck, çağımızın en iyi ve en kışkırtıcı yazarlarından biri.” Michel Faber, The Guardian. (Can Yayınları)

Yaşadığı çağda zulüm gören yazardan

Oscar Wilde’den Dorian Gray’ın Portresi. Nicholas Frankel’ın editörlüğünü yaptığı bu baskıda, kitabın 1890’da dergiye teslim edilen sansürsüz nüshası esas alındı ve eser açıklamalı notlarla zenginleştirildi. Böylece Dorian Gray’in hikâyesi, “düzelti” adı altında hoyratça yapılan budamalardan, “ahlaksızca” olduğu düşüncesiyle “yumuşatılmış” ifadelerden arındırılmış, ilk defa yazarın asıl kurguladığı biçimiyle hayat bulmuş oluyor. Yazar, kendini romandaki Basil Hallward, dünyanınsa onu Lord Henry sandığını, oysa Dorian olmak istediğini söylemiş, “Belki başka çağlarda” diye de eklemiştir. Yaşadığı çağda zulüm gören ve “ahlak bozukluğundan” hapse atılan yazarın kendiyle böylesine özdeşleştirdiği romanı, bugün nihayet özgün hali ve Ülker İnce’nin yetkin çevirisiyle okurlarının karşısına çıkıyor. (Everest Yayınları)

Bu kitap bir yolcunun günlüğü

Bilen Güneş’ten Mayas Hochzeit-Mayanın Düğünü. Malum; hayat bir yolculuk… Kimi zaman yolların, kimi zaman koşulların değiştiği ama yolu yürüyenin değişmediği “İki kapılı bir han.” Bu kitap bir yolcunun günlüğü; yaşadıklarının, hissettiklerinin bazen yazıya bazen de çizgiye döküldüğü bir günlük. Bu kitap aynı zamanda bir armağan; bir güzele adanan… İyi ki doğdun Maya. (Hayykitap)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
ANKET

Sitem nasıl?

Sonuçları görüntüle

Yükleniyor ... Yükleniyor ...